Ticari taşıyıcı annelik ajansı World Center of Baby, müşterilerine iflas başvurusunda bulunduğunu açıkladığında, çocuk sahibi olmayı bekleyen anne-babalar ve hamile taşıyıcı anneler büyük bir kaosun içine sürüklendi. Şirketin şeffaf olmayan mülkiyet yapısı ve işleyişi; ticari uygulamaları ve geride bıraktığı mağduriyetin sorumluları konusunda soru işaretleri yaratıyor.
World Center of Baby’de yaşananlardan etkilendiyseniz ve gizlilik çerçevesinde bir muhabirle görüşmek isterseniz, lütfen info@occrp.org adresi üzerinden OCCRP ile iletişime geçin.
ANA NOKTALAR
- World Center of Baby’nin Şubat 2026’da iflas başvurusunda bulunduğunu duyurmasının ardından, tüm dünyadan taşıyıcı anneler desteksiz ve ödeneksiz kalırken; çocuk sahibi olmayı bekleyen anne-babalar ise kendilerine vaat edilen çocukları teslim alma veya sürece yatırdıkları parayı geri alma konusunda büyük sıkıntılar yaşadı.
- Gazeteciler, World Center of Baby’nin faaliyetleri ve mülkiyet yapısı hakkında net bilgilere ulaşmakta zorlandı: ajansın sahibinin kim olduğu, kurumsal yapısı ve çöküşüne neyin yol açtığı gibi temel hususlar belirsizliğini koruyor.
- Hukukçular bu vakanın; uyumlu düzenlemelerin eksikliği ve genellikle sınır-ötesi anlaşmalardan kaynaklanan hukuki karmaşıklıklar nedeniyle, küresel ticari taşıyıcı annelik sektöründeki zafiyetleri gözler önüne serdiğini belirtiyor.
Vaat edilen, bir aile kurma yolunda sorunsuz bir süreçti.
Ukrayna, Arnavutluk, Gürcistan, Kıbrıs ve Meksika’da sunduğu hizmetlerin reklamını yapan ticari taşıyıcı annelik ajansı World Center of Baby, kendini; çocuk sahibi olma hayali kuran ebeveynleri taşıyıcı annelerle buluşturan ve karmaşık tıbbi ve hukuki süreçleri koordine eden, her türlü hizmetin tek bir noktadan sunulduğu bir merkez olarak tanıtıyordu.
Ajansın bazı taşıyıcı annelik paketlerinin fiyatı 100.000 doların üzerindeydi.

Ancak Şubat 2026’da ajans, potansiyel anne-babalara ABD’de iflas başvurusunda bulunduğunu duyuran bir e-posta gönderdi. World Center of Baby’nin ana şirketinin Florida’da “World Center Group Corp.” adıyla kayıtlı olduğu görülüyor.
Bu duyuru büyük bir kaosa yol açtı. İnternet üzerindeki forumlar, kimileri taşıyıcı annelik süreci devam ederken ajans tarafından yüzüstü bırakıldıklarını belirten ve yardım arayan müstakbel ebeveynlerin mesajlarıyla dolup taştı. Gazeteciler; on binlerce doları bulan maddi zarara uğradıklarını ifade eden altı çift ve iki bekar baba adayıyla görüştü. Bazıları için bu durum, ebeveyn olma hayallerinin sona ermesi anlamına geliyordu.
Bu arada, doğurganlık tedavisi gören veya halihazırda hamile olan taşıyıcı anneler de ödeme ve destekten yoksun bırakıldı.
World Center of Baby; müstakbel ebeveynlerin taşıyıcı annelere ödemekle yükümlü olduğu aylık ücret, tıbbi bakım masrafları ve doğum sonrasındaki yüklü miktarın koordinasyonunu yürütüyordu.
Ancak, altı taşıyıcı anne ve bir diğer taşıyıcı annenin ailesi gazetecilere, ajansın kendilerine aylık ödemeleri Kasım 2025’ten itiabren kestiğini söyledi.
Bu vakalar muhtemelen buzdağının görünen kısmı. Toplamda kaç taşıyıcı annenin etkilendiği net olmasa da, eski bir çalışan, Meksika’da yalnızca Aralık ayında bir hafta içinde yedi kadının ödemelerini alamadan doğum yaptığını öne sürdü.
World Center of Baby’nin çöküşünün yarattığı sonuçları anlamak amacıyla muhabirler şu kişilerle görüştü:
- Birleşik Krallık’taki bir baba adayı için çocuk taşıyan ve ajansın iflas başvurusunda bulunacağını duyurmasından sonraki haftalarda Arnavutluk’ta hayatını kaybeden Ukraynalı genç bir taşıyıcı annenin yakınları. Ailesi, şirket çökerken kadının yeterli tıbbi gözetim görüp görmediği konusunda endişelerini dile getirdi. Arnavutluk’ta savcılar, taşıyıcı annenin ölüm koşullarına ilişkin bir soruşturma başlattı.
- Brezilyalı bir çift ve onlar için ikiz bebek taşıyan Ukraynalı taşıyıcı anne. Çift, çocukların doğumu için ajansa ödedikleri binlerce euronun taşıyıcı anneye hiçbir zaman iletilmediğini belirtti. Çift, bebeklerin yasal haklarının kendilerine devredilmesi için taşıyıcı annenin ödenmeyen ücretlerini ailelerinden borç alarak karşılamaya çalışırken, savaşın sürdüğü Ukrayna’da bir ay boyunca mahsur kaldı.
- İflas duyurusundan haftalar önce peşin ödeme yapan ancak süreç hiçbir ilerleme kaydetmemesine rağmen parasını geri alamayan Birleşik Krallık’tan bir çift. Çift daha sonra ABD’de sözleşme ihlali ve dolandırıcılık iddiasıyla dava açarak, ajansı vaatlerini yerine getiremeyeceğini bile bile hareket etmekle suçladı. Mahkeme belgeleri, şirketin ve temsilcilerinin herhangi bir yanıt vermediğini ve gıyabi karar duruşmasının Ekim ayı için planlandığını gösteriyor.
Durumdan etkilenenler yanıt ve hesap verebilirlik arayışındayken, muhabirler World Center of Baby’nin operasyonlarının kurumsal bir perde ile örtüldüğünü, ticari uygulamaları ve geride bıraktığı mağduriyetin sorumluları konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Şirketin sahibinin kim olduğu ve kurumsal yapısı gibi temel bilgiler dahi belirsiz. Muhabirler ayrıca kurumsal belgeler ve şirketin diğer yazışmalarında adı geçen kişilerin, göstermelik yöneticiler olduğunu ortaya çıkardı. Bu kişiler World Center of Baby hakkında çok az bilgiye sahip olduklarını iddia etti. Şirket çok yakında iflas başvurusunda bulunacağını açıklamış olsa da, böyle bir başvurunun yapıldığına dair herhangi bir kayıt bulunmuyor.

Ajansın web sitesinin önceki sürümlerinde Kurucu ve Genel Müdür olarak adı geçen Ukraynalı iş insanı Vladyslav Natochii, gazetecilere yaptığı açıklamada World Center of Baby’nin “ciddi bir mali ve operasyonel kriz yaşadığını” söyledi ve herhangi bir usulsüzlük iddiasını reddetti. (Natochii’nin ismi geçen yıl web sitesinden kaldırıldı ve Florida’daki şirket kayıtlarında da yer almıyor.)
Natochii, “Borçlar ve yerine getirilmemiş yükümlülükler, tek başına dolandırıcılık veya suç kastı teşkil etmez. Bu süreçte müşterilerin, taşıyıcı annelerin, çalışanların ve ortakların ciddi sıkıntılar yaşadığının farkındayım ve bundan derin üzüntü duyuyorum,” dedi.
Natochii şöyle devam etti: “World Center of Baby yedi yıldan uzun süre faaliyet gösterdi ve bu markayla bağlantılı programlar aracılığıyla 350’den fazla çocuk dünyaya geldi. Şirketin tüm geçmişini yalnızca kriz dönemine indirgemek, faaliyetlerine dair eksik ve çarpıtılmış bir tablo ortaya koyar.”
Ajansın elinde bulunan embriyo ve diğer genetik materyallerin akıbeti de belirsizliğini koruyor.
Daha önce World Center of Baby müşterisi olan bir çift, gazetecilere, farklı bir taşıyıcı annelik ajansının kendileriyle iletişime geçtiğini söyledi. Ajans çifte genetik materyallerinin güvenli bir şekilde muhafaza edildiğini söyledi ve on binlerce dolar karşılığında yeni bir taşıyıcı annelik paketi teklif etti. World Center of Baby’nin eski bir çalışanı, bazı genetik materyallerin saklanma masraflarını şahsen karşıladığını, ancak bunu ne kadar süre daha sürdürebileceğini bilmediğini söyledi.
Ticari Taşıyıcı Annelik Nedir?
Ticari taşıyıcı annelikte, bir kadın başka bir kişi veya çift adına bir çocuk taşıyıp dünyaya getirmesi karşılığında, salt tıbbi masraflarını aşan bir ödeme alır.
ABazı ülkeler kâr amacı güden taşıyıcı anneliği yasaklamış olsa da; bu uygulama, ABD’nin birçok eyaletinin yanı sıra Ukrayna, Gürcistan ve Meksika’nın bazı bölgelerinde hâlâ yasal. World Center of Baby tüm bu bölgelere odaklı faaliyetler yürütüyordu.
Söz konusu bölgelerde, taşıyıcı annelerin kimin adına bebek taşıyabileceğine dair farklı yasal düzenlemeler var. Örneğin Ukrayna’da bu seçenek yalnızca evli heteroseksüel çiftlere sunulurken, Amerika Birleşik Devletleri’nde taşıyıcı annelik eşcinsel çiftlere ve bekâr bireylere de açıktır.
Taşıyıcı anneliğe dair kapsamlı ve bağlayıcı uluslararası düzenlemeler yoktur. Uluslararası anlaşmalar üzerine çalışmalar yürüten hükümetler arası bir kuruluş olan Lahey Özel Hukuk Konferansı, çalışma grubundaki ülkeler arasındaki politika farklılıklarını gerekçe göstererek, sınır ötesi ebeveynlik ve taşıyıcı annelik çerçevesine ilişkin çalışmalarını bu yıl askıya aldı.
Hukukçular, World Center of Baby’de yaşananların, ticari taşıyıcı annelik sektöründe uyumlu düzenlemelerin eksikliği ve genellikle sınır ötesi nitelikteki anlaşmaların yarattığı hukuki karmaşıklıklar nedeniyle ortaya çıkan zafiyetleri gözler önüne serdiğine dikkat çekti.
Taşıyıcı annelik düzenlemeleri konusunda uzman bir hukuk profesörü olan Loughborough Üniversitesi’nden Kirsty Horsey, kendi ülkelerinde taşıyıcı annelik yasağıyla karşılaşan veya yerel düzenlemeler nedeniyle uzun bir bekleme süreci öngören çocuk sahibi olma arzusundaki ebeveynlerin, zaman zaman kuralların daha esnek olduğu ülkelerde faaliyet gösteren uluslararası aracılara yöneldiğini belirtti.
Horsey, sorumlu aracılar bulunmakla birlikte, daha az etik işletmelerin müşterilerine genellikle daha kısa sürede, daha düşük maliyetle ve daha az bürokrasiyle bir bebek sahibi olacakları garantisini verdiğini; ancak bu işletmelerin kendi işleyiş biçimleri veya müstakbel ebeveynlerin karşılaşabileceği hukuki sorunlar – kendi ülkelerinde çocuklarının yasal ebeveyni olabilmek için yapmaları gerekenler dahil – hakkında şeffaf davranmadıklarını ifade etti.
“Bu ajanslar, piyasayı biliyor. Çaresizlikten faydalanıyorlar,” dedi.
Uluslararası üreme sağlığı merkezleri açısından giderek daha popüler bir destinasyon haline geldiği belirtilen Arnavutluk gibi ülkelerde, taşıyıcı annelik herhangi bir yasal düzenlemeye tabi değil ve hukuki açıdan belirsiz bir alanda yürütülüyor. Ancak ABD gibi yasal düzenlemelerin mevcut olduğu yerlerde dahi, tıbbi işlemlerin fiilen başka bir ülkede gerçekleşmesi durumunda; işler ters gittiğinde taşıyıcı annelerin ve çocuk sahibi olmak isteyen ebeveynlerin yasal yollara nerede başvuracaklarını bilmeleri zor olabilir.
Taşıyıcı annelik davaları üzerine uzmanlaşmış İngiliz avukat Bianca Jackson, “Farklı yargı bölgelerini ilgilendiren vakalarla giderek daha sık karşılaşıyoruz,” dedi.
Jackson durumu şöyle açıkladı: “Ortada bir yargı bölgesinde yaşayan bir taşıyıcı anne, bir yapılan bir doğum, üçüncü bir bölgede bulunan bir klinik ve dördüncü bir bölgede yer alan, çocuk sahibi olmak isteyen ebeveynleri içeren bir tablo söz konusu; bu da —özellikle ilgili bölgeler arasındaki yasalar birbirinden farklıysa— işleri doğal olarak karmaşık hale getiriyor.”
Uluslararası ticari taşıyıcı annelik konusunda uzman bir hukuk profesörü olan Florida Uluslararası Üniversitesi’nden Cyra Akila Choudhury; birçok ülkede taşıyıcı anneler ile klinikler veya ajanslar ile çocuk sahibi olmak isteyen kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen yasalar bulunmasına rağmen, bizzat bu ajansların – ki kendisi bunları aracı veya komisyoncu olarak tanımlıyor – sıradan ticari işletmeler statüsünde olduğunu bu nedenle de söz konusu olabilecek insani risklerin göz ardı edildiğini belirtti.
Choudhury, “Taşıyıcı annelik süreçlerini organize eden bir şirketin iflas etmesinin sonuçları, diğer herhangi bir şirketin iflasından çok farklıdır,” dedi ve şunları ekledi: “Böyle bir senaryoda en savunmasız kişiler taşıyıcı annelerdir. Başvurabilecekleri tek yol, ödeme talebiyle dava açmaktır; ancak bir şirket battığında bu genellikle gerçekleşmez.”
Bir Siber Saldırı, Bir Soruşturma ve Gizemli Bir Yönetici
World Center of Baby müşterilerine iflas ettiğini bildirse de, muhabirler ajansın çöküşüne neyin yol açtığına ışık tutabilecek mali kayıtlara ulaşamadılar. Diğer kayıtlara erişmek de benzer şekilde zordu.
Gazeteciler World Center of Baby’nin yakın geçmişine ait bilgileri bir araya getirmeye çalışırken, mevcut durumunu tanımlamanın bile zor olduğunu gördüler.
Şubat ayında gönderilen e-postaya rağmen, bu haberin yayınlandığı ana kadar World Center Group Corp’un iflas başvurusunda bulunduğuna dair herhangi bir federal mahkeme kaydı yoktu. Şirket, bu haberin yayımlandığı tarihte Florida sicil kayıtlarında hâlâ “faal” olarak görünüyordu ve iletişim adresi olarak, on binlerce şirketin kullandığı Florida St. Petersburg’daki toplu bir kayıt adresini gösteriyordu.
Şirketin web sitesi de hala yayındaydı; sitede yer alan duyuruda, “şirketin tamamen mevcut programları tamamlamaya odaklandığı” için yeni müşteri kabul etmediği belirtiliyordu.

Ancak World Center of Baby için internette yer alan telefon numaraları artık çalışmıyor. Ajansla halihazırda çalışmakta olan ve çocuk sahibi olmayı amaçlayan ebeveynler ise gazetecilere, iflas süreci veya atılacak sonraki adımlar hakkında kendilerine herhangi yeni bir bilgi verilmediğini söyledi.
Bazı ebeveynler, yanıt ve hesap verebilirlik arayışıyla destek grupları oluşturdu. Ayrıca Mayıs ayında, World Center of Baby’nin web sitesi, şirketin uygulamalarını ifşa etmekle tehdit eden ama daha fazla ayrıntı vermeyen kimliği belirsiz bilgisayar korsanları tarafından kısa süreliğine ele geçirildi.
Bu arada yurtdışındaki yetkililer de şirketin yerel faaliyetlerini inceliyor. Ticari taşıyıcı anneliğin yasadışı olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Limasol polisi, embriyoların cinsiyet seçimi ve birden fazla embriyonun bir taşıyıcı anneye aktarılması gibi yasa dışı uygulamaların reklamının yapıldığı iddialarıyla World Center of Baby hakkında devam eden bir soruşturma olduğunu doğruladı. Soruşturma geçen yıl başladı ve Ağustos itibarıyla herhangi bir suçlama getirilmedi.
Limasol polisi ayrıca Kıbrıs’ta ajans adına kayıtlı bir şirketin bulunmadığını ve ajansın listelediği iki adreste ofisi bulunmadığını söyledi.
Daha geniş anlamda, World Center of Baby’nin kurumsal yapısını ve marka çatısı altında faaliyet gösteren çeşitli kuruluşların mülkiyet ilişkilerini tam olarak tespit etmek güç. Bu da ajansın çöküşü ve sonrasında yaşananlar nedeniyle kimin sorumlu tutulması gerektiğini, veya herhangi birinin sorumlu olup olmadığını belirlemeyi zorlaştırıyor.
2019 yılında ajansın web sitesinde Kurucu ve Genel Müdür olarak yer alan Ukraynalı iş insanı Natochii, bu yılın Mayıs ayına kadar World Center of Baby’nin Kiev’deki Alice Kliniği’nin sahibiydi. Kliniğin faaliyetleri şu anda durdurulmuş halde. Natochii Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te aynı adı taşıyan bir başka üreme kliniğinin mülkiyetini hâlâ elinde bulunduruyor.
(Gürcistan’ın kamuya açık ticari sicil kayıtlarına göre klinik, Nisan 2026 itibarıyla ödenmemiş vergi borçları bulunduğunu bildirdi. Şirket 2023 ile 2024 yılları arasında Tiflis’te bir bina kiralamış olsa da, söz konusu adrese yapılan ziyaret, burada bir diş kliniği bulunduğunu ortaya çıkardı. Natochii, gazetecilerin ödenmemiş vergi borcuyla ilgili soruları üzerine herhangi bir yorum yapmadı.)
World Center of Baby’nin web sitesindeki arşivlenmiş bir biyografide, Natochii’nin şirketi resmi olarak kurmadan önce annesiyle birlikte İspanyollar ve Ukraynalılar arasında evlat edinme süreçlerini organize ettiği belirtiliyor. Yazıda Natochii’nin aile kurmaya yardımcı olma konusundaki adanmışlığını “hayat misyonu” olarak tanımlıyor.
Bununla birlikte, ajansın taşıyıcı annelik sözleşmelerini hazırlayan ABD’de kayıtlı World Center Group Corp. web sitesinde telif hakkı sahibi şirket olarak yer alıyor olsa da, Natochii’nin adı şirketin Florida’daki resmi kayıtlarında geçmiyor.
Natochii, şirketteki spesifik rolü, şirketin yaşadığı mali çöküşün nedeni veya iflası haber veren e-postadan sonra World Center of Baby’nin neden taşıyıcı anneler ve çocuk sahibi olmayı amaçlayan ebeveynlerle iletişime geçmediği hakkındaki gazeteci sorularını yanıtlamadı.
Natochii, “Devam eden hukuki süreçler nedeniyle; münferit vakalar, mali işlemler, tıbbi konular veya ilgili tüzel kişiliklerin iç yapıları hakkında kamuoyuna açıklama yapmayacağım,” dedi.

Şirket kayıtlarında adı geçen diğer kişiler, konu ile çok az alakaları olduğunu öne sürdü.
ABD’de kayıtlı World Center Group Corp’un kayıtlı başkanı ABD vatandaşı Yuri Star, gazetecilere yaptığı açıklamada, şirketin tescil işlemleri için danışman sıfatıyla görevlendirildiğini; şirket ile ilgili veya şirketin neden battığına dair hiçbir bilgisi olmadığını söyledi. Star; hissedar, yatırımcı veya lehdar olmadığını, ayrıca verdiği hizmetler karşılığında kendisine hâlâ ödeme yapılmadığını belirtti.
Star, gazetecilerle telefonda yaptığı görüşmede, “Şirketle hiçbir ilgim yok. Hiçbir belgeye imza atmadım. Hiçbir sözleşme imzalamadım,” dedi. Daha sonra gönderdiği bir e-postada ise şunları yazdı: “Çalışanlarının kim olduğunu bilmiyordum. Kaç müşterisi olduğundan haberim yoktu. Şirketin asıl faaliyetleri —müşteriler, klinikler, personel ve programlar— benim resmi kayıt ve bankacılık işlemlerini yürüttüğüm tüzel kişiliğin tamamen dışında gerçekleştiriliyordu.”
Star, Natochii’nin kendisine World Center Group Corp. adına ABD’de banka hesapları açması talimatını verdiğini; hesapları açtıktan sonra ise hesap erişimini, bizzat bankacılık işlemlerini yürüten veya diğer personele ödeme yapmaları yönünde talimat veren Natochii’ye devrettiğini belirtti.
Star, Natochii ile son temasının “yaklaşık sekiz ay önce” gerçekleştiğini, önceki bir hesabın banka tarafından kapatılmasının ardından Natochii’nin kendisinden yeni bir banka hesabı açmasını istediğini ifade etti. (Natochii, Star’ın rolüne ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.)
Gazeteciler, hem World Center of Baby’nin iflası bildiren e-postasında hem de çocuk sahibi olmak isteyen ebeveynlere gönderilen diğer e-posta ve belgelerde imzası bulunan, ABD’deki kuruluşun kayıtlı yöneticisi Malvina Jonas’a ulaşamadı.
Gazetecilerle görüşen iki çalışan, Jonas ile hiç tanışmadıklarını veya konuşmadıklarını belirtirken; çalışanlardan biri, Jonas’ın imzasının otomatik olarak atıldığını iddia etti. Muhabirler Jonas’a ulaşamadı ancak onun dijital imzasıyla ilişkili IP adreslerinin gerçekten de dünyanın dört bir yanındaki çeşitli konumlardan geldiğini tespit etti.
Gürcü Sembolik Yönetici
Haberin yayımlandığı tarihte World Center of Baby’nin web sitesinde yer alan bir Hizmet Şartları belgesinde, ajansın iletişim kişisi olarak Tiflis’te yaşayan Gürcü Zurab Shvelidze’nin adlı geçiyor. Adres olarak ise neredeyse aynı ismi taşıyan Global Center of Baby şirketinin adresi veriliyor.
Söz konusu şirket, Mart 2025’te Tiflis’te, başka birçok işletmenin kaydı için de kullanılmış olan bir konut adresine tescil edilmiş durumda.
Ancak Shvelidze gazetecilere adının ve iletişim bilgilerinin web sitesinde yer aldığından haberi olmadığını ve bir taşıyıcı annelik ajansının temsilcisi olarak listelendiğinden hiçbir şekilde bilgisi olmadığını öne sürdü.
Shvelidze, bir arkadaşının kendisine ayda 100 dolar kazanabileceğini söylediğini; paraya ihtiyacı olduğu için Global Center of Baby’nin “sembolik yöneticisi” olmayı kabul ettiğini ve sonrasında da şirket adına bir banka hesabı açılmasına yardımcı olduğunu ifade etti.
Shvelidze, kendisi ile Georgia Business and Residential Law adlı bir hukuk bürosu arasında Mart 2025’te yapılan bir anlaşmayı gazetecilerle paylaştı. Anlaşma koşullarına göre Shvelidze, müşteriye “sembolik direktörlük ve hissedarlık hizmetleri” sunacaktı. O ayın ilerleyen günlerinde, Global Center of Baby’nin sembolik bir yöneticisi ve hissedarı olduğuna dair bir beyanname imzaladı. (Georgia Business and Residential Law, müvekkil gizliliği nedeniyle gazetecilerin soruları hakkında yorum yapamayacağını belirtti.)
Shvelidze, kendisi ile Georgia Business and Residential Law adlı bir hukuk bürosu arasında Mart 2025’te yapılan bir anlaşmayı gazetecilerle paylaştı. Anlaşma koşullarına göre Shvelidze, müşteriye “sembolik direktörlük ve hissedarlık hizmetleri” sunacaktı. O ayın ilerleyen günlerinde, Global Center of Baby’nin sembolik bir yöneticisi ve hissedarı olduğuna dair bir beyanname imzaladı. (Georgia Business and Residential Law, müvekkil gizliliği nedeniyle gazetecilerin soruları hakkında yorum yapamayacağını belirtti.)
Ukraynalı olan ve World Center of Baby’nin baş işletme sorumlusu olduğunu gazetecilere teyit eden Daniel Epshtein, bu unvana sahip olmasına rağmen şirketin banka hesaplarına erişiminin olmadığını ve finansal kararlar veya müşteri fonlarının tahsisi üzerinde hiçbir yetkisinin olmadığını söyledi.
Epshtein şunu söyledi: “Sorumluluklarım operasyonel nitelikteydi: koordinatör ve küratör ekiplerini yönetmek, partner klinikler ve hizmet sağlayıcılarla ilişkileri yürütmek ve operasyonel harcamalar için finans birimine talep iletmek.”
“Ortaklara, taşıyıcı annelere ve hizmet sağlayıcılara ödemelerin yapılmadığı anlaşıldığında endişelerimi kurum içinde dile getirdim; ancak bu kararlar benim yetki alanımda değildi.”

Ajans ile bağlantılı kişiler ajansın çökmesi ile ilgili sorumluluğu reddederken, dünyanın dört bir yanındaki aileler World Center of Baby ile yaşadıkları süreçten geriye kalanları toparlamaya çalışıyor.
Taşıyıcı Anneler
Yana, Ukrayna’daki evinden yüzlerce mil uzakta, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da bir dairede kalıyordu. World Center of Baby’nin müşterilerine iflas edeceğini bildiren e-postayı göndermesinden iki ay sonra Nisan 2026’da Londra’da yaşayan bir adam için taşıdığı bebekle birlikte hayatını kaybetti. Sekiz aylık hamileydi.
Gazeteciler; erkek arkadaşı ve kız kardeşiyle görüşerek ve World Center of Baby tarafından hazırlanan taşıyıcı annelik sözleşmelerini inceleyerek, ajansın çöküş sürecinde Yana’nın yaşadığı son ayların bir dökümünü çıkardılar.
Ailesinin isteği üzerine “Yana” takma ismi ile bahsettiğimiz genç kadın 20’li yaşlarındaydı, Ukrayna’da küçük bir çocuğu vardı ve taşıyıcı anneliği bir ekonomik güvence yolu olarak görüyordu. Erkek arkadaşı gazetecilere, Yana’nın bu işten kazanacağı parayla bir ev satın almak ve kendi işine yatırım yapmak istediğini söyledi.
Ağustos 2025’te başarılı bir embriyo transferi için Arnavutluk’a gitmişti. Kız kardeşinin gazetecilere verdiği bilgiye göre, Ukrayna’ya döndüğünde hamilelik sürecini Kiev’deki World Center of Baby’ye bağlı Alice kliniği takip ediliyordu.
Ancak erkek arkadaşına göre, Şubat 2026 itibarıyla Yana’nın acente aracılığıyla aldığı aylık ödemeler kesildi. Yine erkek arkadaşının ifadesine göre, World Center of Baby’deki tıbbi koordinatörüyle olan iletişim de giderek koptu. Kız kardeşi, kliniğin “dağıldığını” söyledi. (Gazeteciler Kiev’deki kliniği ziyaret ettiklerinde mekanın kapalı olduğunu gördüler. Kliniğin telefonlarına artık ulaşılamıyor ve gönderilen e-postalar geri dönüyor.)

Yana’’nın erkek arkadaşı, ABD’de kayıtlı World Center Group Corp tarafından hazırlanan ve Yana ile çocuk sahibi olmayı amaçlayan baba arasındaki imzalanmamış sözleşmeyi gazetecilere iletti. Sözleşmeye göre; her şeyin yolunda gitmesi halinde, söz konusu baba Yana’ya 25.000 dolar ödeyecekti. Hamilelik süresince aylık 600-700 dolar ve doğum sonrası hastaneden taburcu edilmesini takip eden beş gün içinde ödenecek 15.400 dolar da bu miktara dahildi.
Bunun Yana ile çocuk sahibi olmayı amaçlayan baba arasındaki nihai sözleşme olup olmadığı ya da Yana’nın sözleşmeyi imzalayıp imzalamadığı bilinmiyor.
Anlaşma, Yana ile bebeği sahiplenecek baba arasındaki tüm iletişimin aracı kurum üzerinden yürütülmesini şart koşuyordu. Ancak kız kardeşinin ifadesine göre, destek kesilince Yana adamla doğrudan iletişim kurmaya başladı. (Bebeği sahiplenecek baba, gazetecilerin görüş talebine yanıt vermedi.)
Yana’nın erkek arkadaşının aktardığına göre, bebeği sahiplenecek baba ona aracı kurum aracılığıyla para göndermek yerine masraflarını doğrudan karşılamaya başladı. Buna Arnavutluk’taki hastane ziyaretleri ve 22 Nisan’da ölü bulunduğu Tiran’daki kiralık dairenin masrafları da dahildi.
Yana’nın imzalanmamış sözleşmesinde doğumun gerçekleşeceği yer olarak Arnavutluk geçiyordu. Gazeteciler Arnavutluk’ta söz konusu ajans adına kayıtlı herhangi bir işletme bulamasalar da, World Center of Baby bu ülkede verdiği hizmetlerin reklamını yapıyor ve ülkedeki yasal düzenleme eksikliğinin “evli veya evli olmayan çiftler, eşcinsel çiftler ve bekar erkekler” için taşıyıcı annelik yolunu açtığını belirtiyordu.

Yana, kız kardeşinin ifadesine göre Mart ayı başlarında Tiran’a gitmişti. Buradaki American Hospital 3’te kontrolleri vardı. (Hastane, gazetecilerin görüş talebine yanıt vermedi).
Gazetecilerin incelediği mesajlar, Yana’nın ölmeden önceki saatlerde erkek arkadaşına sürekli ve şiddetli bir baş ağrısından şikayet ettiğini gösteriyor.
Yana, telefonla kendisine ulaşamayan ailesinin başvurusu üzerine polis tarafından bulundu.
Ölüm belgesinde yalnızca “ani ölüm” ibaresi yer alan Yana’ya tam olarak ne olduğu hâlâ belirsizliğini koruyor. Savcılık makamı, Yana’nın ölümüyle ilgili bir adli soruşturma dosyası açıldığını ve davanın şu anda ön soruşturma aşamasında olduğunu belirterek, Arnavutluk’taki resmi otopsi işlemlerinin hâlâ devam ettiğini belirtti.
Kız kardeşi, cenazesinin götürüldüğü morgdaki görevlilerin kendisine Yana’nın yüksek şeker nedeniyle hayatını kaybettiğini söylediklerini belirtti. Bu da kendisinde, söz konusu sağlık sorununun hastane ziyaretleri sırasında tespit edilmiş olması gerekip gerekmediğine dair soru işaretleri uyandırdı.
Kız kardeşine göre, Yana taşıyıcı annelik işlemleri için Arnavutluk’a gitmek istemedi ancak yaptığı anlaşma gereği buna mecbur kaldı.
Kız kardeşi gazetecilere, “Tek istediği, kendisini seven insanların bulunduğu ülkesine geri dönmekti,” dedi.
World Center of Baby’den Natochii, kendi eylemleri ile Arnavutluk’taki taşıyıcı annenin ölümü arasında herhangi bir “nedensellik bağı” bulunmadığını söyledi.
Gazetecilerin tespitlerine göre World Center of Baby, Ukrayna’nın yanı sıra Meksika’daki taşıyıcı annelerle de çalışıyordu ve Ermenistan ve Gürcistan’da taşıyıcı anne bulmak amacıyla – bazen bizzat kendisine ait, sosyal medya odaklı “MamaTak” (Ukraynaca “Anne, evet” anlamına geliyor) markası üzerinden – sosyal medyada reklamlar veriyordu.

World Center of Baby’nin web sitesinde, taşıyıcı annelerin “başarılı bir gebelik süreci için mümkün olan en iyi şekilde bakıldığı” iddia ediliyordu.
Ancak kimliğini korumak amacıyla Maria takma adını kullanmayı tercih eden 27 yaşındaki Ukraynalı bir kadın, bu deneyimin kendisi için bir gün bir ev sahibi olma hayalinin sonu anlamına geldiğini söyledi.
Maria, gazetecilere yaptığı açıklamada, Brezilya’da yaşayan bir çift için ikiz bebek dünyaya getirdikten sonra World Center of Baby’den Şubat ayında alması gereken 20.800 dolarlık ödemeyi alamadığını belirtti.
Brezilyalı çift, kadına ödenmesi gereken parayı telafi etmeye çalışsa da, bunu taksitler halinde yapıyor. Bu da Maria’nın hâlâ binlerce dolar alacağı olduğu anlamına geliyor. Çift World Center of Baby’ye Maria’ya verilmek üzere ödeme yapmışlar ve bu parayı asla geri alamamışlardı.
Maria, “Niyetim bir ev almaktı. Büyük ya da devasa bir ev değil… çocuklarımın kendilerine ait bir şeye sahip olma hissini yaşayabilmeleri için. Yaşadığım asıl kayıp bu,” dedi.
Ebeveynler
Roberta ve Felipe Martins, Maria ile eşleşen ve Maria’nın Ukrayna’da dünyaya getirdiği ikizlerin ebeveyni olan Brezilyalı çift. Çift, şu anda 28 yaşında olan Roberta’nın sağlık sorunları nedeniyle çocuk sahibi olamaması nedeniyle taşıyıcı annelik yöntemine başvurmaya karar verdiklerini belirtiyor.
World Center of Baby’de muhatap oldukları kişileri dost canlısı, sıcakkanlı ve özenli olarak tanımlıyorlar. Ancak Şubat ayı başlarında, çocukları eve getirme hazırlıkları için halihazırda Ukrayna’dayken, bir şeylerin ters gittiğini hissettiklerini belirttiler.
Roberta ve Felipe; koordinatörlerinin, belirsiz bazı bankacılık sorunları nedeniyle son ödemeyi faturalarında yer alan banka hesabına değil de nakit olarak yapmaları gerektiğini söylediğini ifade ettiler. Bundan rahatsızlık duyan çift, fatura üzerindeki ödeme bilgilerine sadık kalmaya karar verdi ve kalan son ödeme tutarı olan 14.500 euroyu (yaklaşık 17.000 ABD doları karşılığı), Wise aracılığıyla iki taksitte ajansın First Horizon Bank’taki hesabına gönderdiler.

Çift ve Maria gazetecilere yaptıkları açıklamada, doğumdan sonraki birkaç gün içinde, Ukrayna’da zorunlu olduğu üzere Brezilyalıların bebekleri kendi çocukları olarak kaydettirmelerine olanak tanıyan bir belgeyi imzalamak üzere bir araya gelmeleri gerektiğini belirttiler. Bu aşamada son ödemenin ajans tarafından Maria’ya yapılmış olması gerekiyordu.
Ancak doğumun üzerinden en az 10 gün geçmiş olmasına rağmen buluşma hâlâ ayarlanmamıştı. Maria ayrıca Ocak ayına ait son aylık ödemesini de alamamıştı ve diğer taşıyıcı annelerden, ajansın mali sıkıntılar yaşadığına dair söylentiler duyuyordu.
Maria ve çift, doğrudan iletişim kurmaya başladılar. Roberta ve Felipe de yaşanan gecikmelerle ilgili olarak koordinatörleriyle görüştüler. Kendilerine ajansın mali sorunlar yaşadığı ve koordinatörün bizzat kendisinin de iki aydır maaşını alamadığı söylendi. (Gazetecilerin koordinatöre gönderdiği mesajlar yanıtsız kaldı).
Çift, Wise aracılığıyla yaptıkları ödemeleri geri almaya çalıştı. Ancak muhabirlerin gördüğü yazışmalarda, Wise çifte, “lehdar bankanın yanıt vermemesi nedeniyle ve üçüncü tarafla olan anlaşmazlığın doğası gereği – ki her ikisi de Wise’ın kontrolü dışında” taleplerinin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Wise gazetecilere, yasal kısıtlamalar nedeniyle spesifik vakalarla ilgili ayrıntıları paylaşamayacağını iletti. First Horizon Bank yorum yapmaktan kaçındı.
Sonunda çift, Maria’ya doğrudan ödeme yapmak için ailelerinden 5.000 dolar borç aldıklarını söyledi. Ayrıca Maria’nın, çiftin yeni doğan bebekleri kendilerine ait olarak kaydettirmesine izin veren belgeyi imzalayabilmesi için taşıyıcı annenin hâlâ ödenmediği parasını karşılamak için aylık 1.000 dolarlık ödeme yapmayı kabul etti. Evrakları tamamlamak için Ukrayna’da bir aydan fazla zaman geçirdiler.

Roberta, yeni doğan bebeklerini teslim almaya gittikleri Lviv şehrinde bir çöp kutusuna yerleştirilen bombanın patlamasından söz ederken, “Bölgede çok sayıda saldırı oluyordu, biliyorsunuz; bulunduğumuz yerlerde de öyle,” dedi.
Bebeklerin doğduğu çatışma bölgesinden çok uzakta, gazetecilerle yaptıkları bir görüşmede, çift, ikizlerin, elle çizilmiş çiftlik manzaralı duvar resmiyle cıvıl cıvıl renklerle dekore edilmiş yatak odasını gösterdiler. Yine de hala Maria’ya haksızlık yapılmış olduğu duygusuyla yaşıyorlar.
Roberta, “Ödemiş olduğumuz ancak ona hiç ulaşmayan parayı geri almak istiyoruz. Maria’nın durumunu çözüme kavuşturmak istiyoruz – yani parasını almasını, her şeyin düzeltilmesini ve şirketin ona olan yükümlülüğünü yerine getirmesini istiyoruz,” dedi.
Felipe, sözleşmenin Ukrayna’da imzalanmış olduğunu, ancak paranın ABD’deki bir hesaba gönderildiğini, bu nedenle yasal şikayeti hangi yargı bölgesinde yapacakları konusunda tereddüt yaşadıklarını belirtti.
Bu zorluklara rağmen, başka ebeveyn adayları ise yasal yollara başvurmayı başardı.
Birleşik Krallık’tan bir çift, Florida merkezli World Center Group Corp şirketine karşı; sözleşme ihlali ve dolandırıcılık dahil olmak üzere beş ayrı suçlamayla dava açtı ve tazminat talebinde bulundu. Dava dilekçesinde şirket; kötüleşen mali ve operasyonel sorunlarına rağmen, vaat edilen hizmetler karşılığında yüklü ödemeler elde etmek amacıyla “planlı ve koordineli bir düzen” kurmakla itham ediliyor.
Gazetecilerle konuşan ancak isimlerinin açıklanmasını istemeyen çift, dava dosyasındaki iddialara göre; şirketin “Çift VIP Garantili Taşıyıcı Annelik Programı” için 87.415 dolar ödeme yaptı. Söz konusu program taşıyıcı anne eşleştirmesi, tıbbi koordinasyon ve iki çocuğun doğumuna kadar devam edecek program yönetimi hizmetlerini kapsıyordu. Ancak yine dava dosyasındaki iddiaya göre, çift ödedikleri paranın karşılığında bu hizmetlerden hiçbirini almadı.
Açtıkları dava, gazetecilerin World Center of Baby’nin diğer müşterilerinden dinlediği deneyimlerin çok benzerini yansıtıyor.
Dava dilekçesinde, “Burada tarif edilenler münferit bir olay değil; aksine, aldatıcı ve haksız uygulamalardan oluşan daha geniş bir düzenin parçasıdır,” ifadesi yer alıyor.
Davada, World Center of Baby’nin yanı sıra Yuri Star ve Malvina Jonas da bireysel davalılar olarak yer alıyor.
Star gazetecilere yaptığı açıklamada, “Durumum yasal temsilcilerim aracılığıyla ele alınıyor; ve meselenin esasını basın yoluyla tartışmayı uygun bulmuyorum,” dedi. Natochii ise hukuk davasında yer alan iddiaların “kanıtlanmış birer gerçekmiş gibi sunulmaması gerektiğini” belirtti.
Çift, gazetecilere World Center of Baby’deki programlarının artık devam edemeyeceğinin söylenmesi üzerine paralarını geri istediklerini, ancak kendilerine şirketin banka hesabında yalnızca 450 euro kaldığının bildirildiğini anlattı.
Bir tanesi gazetecilere, “Kahrolmuştuk; çünkü resmen o parayı alıp çöpe atmış gibi olduk,” dedi. “Yine de şanslıyız. Sürecin yarısında bebeğimizi taşıyan taşıyıcı annenin ödenmemiş olduğunu da öğrenebilirdik.”
Kaliforniya’da yaşayan Jennifer Rastegar ve eşi Hector Barocio’ya göre, World Center of Baby’de işlerin yolunda gitmediğine dair işaretler daha 2024 yılında bile mevcuttu.
Çift, çocuk sahibi olmak için birden fazla deneme yapılmasına olanak tanıyan ve yüksek maliyetli bir seçenek olan “Unlimited Double”paketi için aracı kuruma 100.000 dolardan fazla ödeme yapmıştı.
Çift, gazetecilere, Jennifer’ın bir yumurtalık kisti aldırma ameliyatı sırasında histerektomi (rahim alma) operasyonu geçirmesinin ardından taşıyıcı annelik yöntemine başvurmaya karar verdiklerini söyledi. Kaliforniya’daki evlerine yakın olması ve Hector’un hem ABD hem de Meksika vatandaşı olması nedeniyle, bu tedavi için Meksika’yı tercih ettiklerini belirttiler.
İnternette “World Center of Baby” hakkında olumlu yorumlar okumuşlardı. Kısa süre sonra, ajansla yürüttükleri sürecin ilk adımı olarak yumurta donörü seçeneklerini değerlendirmeye başladılar. Ancak kendilerine bir donör ve doktorun ayarlandığının söylenmesine rağmen, gazeteciler, inceledikleri yazışmalarda ajansın aylarca çifti oyalayıcı bir tutum sergilediğini ve bahaneler ürettiğini gördü. Sonunda çift paralarını geri istedi. OCCRP ile paylaşılan e-postalar ve belgeler, çiftin ödeme yaptığını ve sonrasında yaşadığı hayal kırıklığını doğruladı.

Ekim 2024’te Malvina Jonas imzalı bir e-postada, ödedikleri miktarın 100.000 doların üzerinde olmasına rağmen bunun yalnızca 22.000 dolarının iade edilmesi teklif edildi. E-postada Mexico City’deki bir kliniğe sperm örneği gönderilmesinin bir “ofis ziyareti” sayıldığı öne sürüldü. Daha sonra World Center of Baby’den gelen bir başka e-postada ise, gizli bir uzlaşma kapsamında 90.000 dolar ödenmesi teklif edildi ve yaşadıkları deneyimle ilgili yaptıkları olumsuz yorumları kaldırmaları istendi. Ancak çift, gazetecilere paranın tamamının iade edilmesini istediklerini söyledi.
Çift şu anda, bir avukat aracılığıyla davayı Meksika’da devam ettiriyor.
Haziran ayında 49 yaşına giren Jennifer, “Hala bir başka yolla çocuk sahibi olmaya çalışıyoruz. 50 yaşıma geldiğimde vazgeçeceğim,” dedi.
Yardım Etmeyi Teklif Eden Gizemli Ajans – Tabii Bir Bedel Karşılığında
World Center of Baby ile ilgili soru işaretleri sürerken, ajansın bazı eski müşterileri yakın geçmişte başka bir gizemli taşıyıcı annelik firmasından, daha fazla para harcayarak sürece devam etmelerini teşvik eden bir e-posta aldı.
Haziran ayında, daha önce Kiev’deki Alice Clinic’te embriyolarını dondurarak saklattıklarını belirten bir çift, Blue Oak Fertility temsilcisinden bir e-posta aldıklarını söyledi. Söz konusu e-postada, ajans biyolojik materyallerinin “güvenli ve dondurulmuş” olduğunu belirtildi.
E-postada, ajansın “Ukrayna’daki klinik” ile bir “Özel Kardeş Geçiş Programı” kapsamında iş birliği yaptığı belirtiliyordu ve müşterilerin, 40.000 eurodan fazla bir ödeme karşılığında dondurulmuş materyallerini kullanarak ailelerini genişletebilecekleri söyleniyordu.
Ancak, tıpkı World Center of Baby örneğinde olduğu gibi, Blue Oak Fertility’nin de arkasında kimin olduğuna dair ayrıntılara ulaşmak zor.
Blue Oak Fertility’nin web sitesinde, şirketin ABD merkezli olduğu ve bu yıl Blue Oak Fertility markasını piyasaya sürmeden önce ilk olarak 2017 yılında yasal bir kuruluş olarak tescil edildiği belirtiliyor. Şirket, maliyeti 200.000 dolara kadar çıkabilen uluslararası taşıyıcı annelik programları sunuyor ve güvenli ödeme için ” emanet hesabı (escrow)” sistemi kullandığını iddia ediyor.
E-postalarının imza kısmında Florida’dan bir telefon numarası yer alıyor; ancak gazeteciler, Florida’da Blue Oak Fertility adıyla kayıtlı herhangi bir kuruluşa rastlamadı. Blue Oak Fertility başlangıçta gazetecilere geçmişini doğrulayan şirket tescil belgelerini göndermeyi teklif etti, fakat yapılan ısrarlı taleplere rağmen bunu gerçekleştirmedi.
Gazeteciler, 194 ülkeden fikri mülkiyet verilerini derleyen bir Birleşmiş Milletler kuruluşu olan Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün veri tabanında, “Blue Oak Fertility” adı altında kayıtlı herhangi bir marka veya ticari marka bulamadı.
Ancak gazeteciler, Blue Oak Fertility ile World Center of Baby personeli arasında örtüşmeler olduğunu tespit etti.
World Center of Baby’nin kayıtlı başkanı Yuri Star, Nisan 2026’da oluşturulan Blue Oak Fertility web sitesinin alan adı sahibi olarak görünüyor. Ayrıca, çocuk sahibi olmayı amaçlayan bir kişi, Temmuz ayında World Center of Baby’nin eski Operasyon Direktörü (COO) Daniel Epshtein imzalı bir e-posta aldı; bu e-postada, ajansın hizmet sunduğu ülkelerin ve fiyatların yer aldığı bir liste bulunuyordu.

Star, muhabirlere telefonla yaptığı açıklamada Blue Oak Fertility’yi “10 veya 12 yıldır faaliyet gösteren tamamen üçüncü bir taraf” olarak tanımladı ve şirketin World Center of Baby ile bir bağlantısı olmadığını söyledi. Daha sonra gönderdiği bir e-postada ise imzaladığı anlaşmanın diğer tarafının Blue Oak Fertility olduğunu, ancak markanın arkasındaki şirketi bilmediğini yazdı. Star, “Herhangi bir üst şirketle anlaşma yapmadım ve bu tür bir şirkete dair bana hiçbir bilgi verilmedi,” dedi.
Epshtein, “Blue Oak Fertility ile World Center of Baby arasında herhangi bir kurumsal veya finansal bağ bulunmadığını” ve World Center of Baby’nin faaliyetlerini durdurmasının ardından bağımsız bir uzman olarak başka ajanslarla da çalıştığını belirtti. Bizzat iletişime geçtiği World Center of Baby müşterilerinden hiçbirinin nihayetinde Blue Oak’a geçmediklerini de sözlerine ekledi.
Blue Oak müşteri hizmetleri ekibinden gelen bir e-postada ayrıca, ajansın World Center of Baby veya World Center Group Corp. ile herhangi bir kurumsal, finansal veya operasyonel ilişkisinin bulunmadığı belirtildi.
Hem Epshtein hem de Blue Oak, World Center of Baby’nin çöküşünün ardındanbiyolojik materyalleri geride kalan kişilere yardımcı olmak amacıyla devreye girdiklerini belirtti. (Blue Oak, diğer seçeneklerin yanı sıra başka bir taşıyıcı annelik programıyla ilgilenip ilgilenmediklerini öğrenmek için World Center of Baby’nin eski müşterileriyle iletişime geçen birkaç kurumdan biri olduğunu söyledi.)
İsminin gizli kalmasını isteyen eski bir World Center of Baby müşterisi, durduk yerde Blue Oak’tan mesaj almanın kendisini derinden sarstığını söyledi.
Gazetecilere, “Tek kızımızın doğumundan dört yıl sonra, elimizde kalan embriyoları imha etme kararı almak zorunda kaldık. İçimizi dağlayan bu kararı vermemiz aylar sürdü,” dedi.
“Onay formlarını imzaladık ve sonrasında hiçbir haber almadığımız için embriyoların imha edildiğini varsaydık. Ta ki uğruna yas tuttuğumuz o embriyolarla yeni bir taşıyıcı annelik süreci gerçekleştirmemiz karşılığında indirim teklif eden yeni bir şirketten e-posta alana dek.”
World Center of Baby’nin eski müşterisi, embriyoların imha edildiğine dair teyit almak amacıyla e-postaya yanıt verdiğini ancak herhangi bir cevap alamadığını belirtti.
Eski müşteri, “Embriyoların gerçekten imha mı edildiğini yoksa başka bir yerde kullanılmak üzere bir şirkete mi satıldığını bilmediğimiz için şaşkınlık, kafa karışıklığı ve üzüntü içindeyiz,” dedi. (Blue Oak, davasıyla ilgili yorum talebine yanıt vermedi.)
Kiev’deki World Center of Baby’ye bağlı Alice Clinic’in eski yönetici vekili Iryna Myronova, World Center of Baby’nin eski çalışanlarını, çocuk sahibi olmayı planlayan ebeveynlere materyallerini başka bir yere taşıma konusunda yardımcı olmaya teşvik ettiğini söyledi. Myronova, bazı genetik materyallerin yeni bir yerde muhafaza edilme masraflarını şahsen karşıladığını ancak bunu daha ne kadar süre yapabileceğini bilmediğini belirtti.
Myronova, “Ne zaman kapıların kilitlerini değiştirebilirler, bilmiyorum; işte o zaman her şey kaybolacak,” dedi.
The Governance Monitoring Center (GMC), Finance Uncovered ve Kıbrıs Araştırmacı Habercilik Ağı (CIReN) bu habere katkıda bulundu.