Geri dön

Hükümetin Kotsiatis ve Vati ile ilgili söylemi yanıltıcı

Hükümetin Kotsiatis ve Vati ile ilgili söylemi yanıltıcı
Credit: Turgut Denizgil

CIReN, çevrenin korunması ve halk sağlığı ile ilgili en aciliyetli konulardan birini ele alıyor. Avrupa Komisyonu, geçtiğimiz günlerde, Vati ve Kotsiatis yasadışı katı atık depolama sahalarının uygunsuz kapatılması ve doğru olmayan atık yönetimi nedeniyle Kıbrıs Cumhuriyeti’ni AB Adalet Divanı’na sevk etme kararı aldı. CIReN hükümetin, karar ile ilgili söyleminin doğruluk kontrolünü yaptı. 

Kıbrıs Cumhuriyeti’den 2013 yılında her iki sahayı da kapatması talep edilmişti. 2017 yılından beridir söz konusu sahalara atık gönderilmemiş olsa da, ne Vati ne de Kotsiatis kurallara uygun şekilde kapatılmadı. Çöpler bugün hala zehirli madde sızdırıyor ve çürüyen atıklar çevreyi kirletiyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin konuyla ilgili tutumunu inceleyen CIReN kararını açıklıyor.

Doğruluk Kontrolü: “Kıbrıs, takvimlere sadık kalıyor, ve sürdürülebilir kalkınma ve çevrenin korunması ile ilgili kararlı tutumunu ortaya koyuyor.”

Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanlığı’nın duyurusu

7 Mayıs 2025

Bu doğru mu?

Yasadışı katı atık depolama sahaları, toprağı, yeraltı su kaynaklarını ve havayı kirleterek halk sağlığı ve çevre için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Atıkların kontrolsüz bir şekilde çürümesi veya yakılması, metan gibi toksik maddelerin ve tehlikeli gazların açığa çıkmasına neden olmaktadır.

Bu nedenle, Avrupa Birliği, AB yasalarına uyum ve modern, sürdürülebilir ve güvenli bir atık yönetimi politikası için temel bir koşul olarak bu sahaların kapatılmasını ve çevresel olarak güvenli bir şekilde rehabilite edilmesini şart koşmaktadır.

2 Mayıs 2025’te Avrupa Komisyonu, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni, AB atık kurallarına ilişkin Mahkeme kararına uymadığı için Avrupa Birliği Adalet Divanı’na (ABAD) sevk etti.

7 Mayıs 2025’te Kıbrıs Cumhuriyeti Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanlığı bir duyuru yayınlayarak, Ağustos 2024 itibarıyla kapsamlı bir eylem planı uygulamaya koyduğunu ve atık konusunda herhangi bir ihlalin önüne geçmek için katı takvimlere sadık kaldığını iddia etti.

İDDİA

Açıklamadaki iddialara göre, Nikos Christodoulides hükümeti:

“Kıbrıs’ın ihlale son vermesi ve atık yönetimi konusundaki olumsuz sicilini değiştirmesi için kapsamlı bir plan uyguluyor.”

Kıbrıs Cumhuriyeti yıllardır kurallardan “sapıyor” ancak konu artık mevcut yönetim için “bir öncelik” teşkil ediyor.

Bakanlar Kurulu tarafından Ağustos 2024’te onaylanan plan, “belirli bir takvim içinde” bir dizi proje ve altyapı iyileştirmesi içeriyor.

“Bu planın ve takvimin onaylanması ve kararlı bir şekilde uygulanmasıyla, hükümet, Kıbrıs’ın sürdürülebilir kalkınma ve çevrenin korunmasına olan sıkı bağlılığını gösteriyor.”

Yasadışı katı atık depolama sahalarının restore edilmesiyle ilgili ise, açıklamadaki iddialara göre, Christodoulides hükümeti:

“Bu amaçla atılan adımlar ve takip edilen takvim hakkında Eylül 2024’te Avrupa Komisyonu’nu bilgilendirdi.”

Kotsiatis katı atık depolama sahasının rehabilitasyonu için: “Çalışmaların Ekim 2026’ya kadar tamamlanması bekleniyor.”

Vati katı atık depolama sahasının rehabilitasyonu için: “Çalışmaların 2026’nın başlarında başlaması ve 2029’un ikinci çeyreğinin sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.”

Ayrıca, “Yakın gelecekte, Ağustos 2024’ten beri uyguladığımız kapsamlı plan hakkında Komisyonu bilgilendireceğiz.”

Foto: Politis gazetesi fotoğraf arşivi

Gerçekler

Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti, Avrupa Birliği’ne katıldığı ilk günden bu yana, yani 21 yıldır Atık Depolama Direktifi’ni (1999/31/EC) ihlal etmektedir.

Polonya, Letonya ve Romanya gibi bazı Üye Devletlere, Depolama Direktifi’nin belli gerekliliklerini karşılamak için belirli geçiş süreleri tanınmış olsa da, 2004 Katılım Anlaşması’nda Kıbrıs Cumhuriyeti için böyle bir hüküm yoktur.

Bu nedenle Kıbrıs Cumhuriyeti, AB’ye katıldığı andan itibaren, uyumsuz depolama sahalarının kapatılması ve rehabilite edilmesi de dahil olmak üzere, Direktifin tüm hükümlerine uymakla yükümlüydü. Bunu yapmaktaki başarısızlığı, 2013 yılında ABAD tarafından mahkum edilmesine yol açmıştı.

ABAD kararına rağmen, Kıbrıs Cumhuriyeti kurallara uymamaya devam etti.

Avrupa Komisyonu, 28 Nisan 2017’de Kıbrıs Cumhuriyeti’ne resmi bir bildirim gönderdi. O noktada Kıbrıs Cumhuriyeti, söz konusu iki yasadışı atık depolama sahasındaki faaliyetleri durdurmaya karar verdi.

Ancak, Komisyona göre, Kotsiatis ve Vati depolama sahaları, atık gönderilmemiş olmasına rağmen, Depolama Direktifi uyarınca gerekli olduğu şekilde kapatılmamış veya rehabilite edilmemiştir.

Komisyon, hükümetin 2017’de (sekiz yıl önce) resmi bildirim mektubunu aldıktan sonra bile “uyum için gerekli olan takvimleri birkaç kez ertelediğini” belirtiyor.

Avrupa Komisyonu, 2 Mayıs 2025’te konuyu tekrar ABAD’a göndermeye karar verdi ve bu kez para cezalarının uygulanmasını talep etti.

Nikos Christodoulides yönetimindeki mevcut hükümet Mart 2023’te göreve başladı.

7 Mayıs 2025 tarihli açıklamada, hükümet, konuyu bir “öncelik” olarak tanımlayarak “AB atık mevzuatı ihlallerini sona erdirmeye gerçekten kararlı” olduğunu iddia ediyor.

Ağustos 2024’te Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan ve belirli takvimleri içeren bir eylem planına atıfta bulunuyor. Ancak bugün itibarıyla ortada kamuya açıklanmış bir plan yok.

Atıfta bulunulan belirli takvimlere sahip eylem planı, hükümet tarafından, göreve geldikten 18 ay sonra hazırlandı.

Açıklamaya göre, hükümet, Avrupa Komisyonu’nu bir ay sonra, Eylül 2024’te bilgilendirdi.

Sunulan takvimler kamuya açıklanmadı.

Özellikle Vati ve Kotsiatis atık depolama sahaları ile ilgili olarak AB hukukuna uyum için belirlenen takvim konusu, Mart 2024’te Yeşiller Partisi Milletvekili Charalambos Theopemptou tarafından, yetkili bakana yönelttiği bir soru önergesinde gündeme getirildi.

5 Aralık 2024’te Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanı Maria Panayiotou, Theopemptou’ya verdiği yanıtta aşağıdaki takvimlere atıfta bulundu:

Kotsiatis atık depolama sahasındaki rehabilitasyon çalışmalarının “2025’in ikinci yarısının başlarında tamamlanması bekleniyor.”

Vati atık depolama sahasındaki rehabilitasyon çalışmalarının “2026’nın ilk yarısında başlaması ve 37 ay sürmesi bekleniyor” – yani 2029’un ilk yarısında tamamlanması öngörülüyordu.

Ancak, Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanlığı en son duyurusunda (7 Mayıs 2025) revize edilmiş takvimler sundu:

Kotsiatis’in Ekim 2026’da tamamlanması bekleniyor – bu da bir yıldan fazla bir gecikmeye işaret ediyor.

Vati için, çalışmaların artık 2026’nın başlarında başlaması ve 2029’un ikinci çeyreğinin sonunda tamamlanması bekleniyor – bu da orijinal plana kıyasla en az üç aylık bir gecikme anlamına geliyor.

Nikos Christodoulides hükümeti, daha geniş anlamda AB atık mevzuatı ihlallerinin sona erdirilmesinin bir öncelik olduğunu iddia ediyor.

Ancak Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti, Atık Depolama Direktifi’nin ötesinde, birkaç başka AB direktifini – özellikle de Atık Çerçeve Direktifi’ni (2008/98/EC) ihlal ediyor.

Aralık 2021’de Avrupa Komisyonu resmi bir bildirim (INFR(2021)2217) yayınladı. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin uyumsuzluğa devam etmesi nedeniyle de, Aralık 2024’te gerekçeli bir görüş bildirildi. Bu, davanın ABAD’a gönderilmesinden önceki son adımdı.

Kıbrıs Cumhuriyeti, katı atık depolama alanına gönderilmeden önce atıkların uygun şekilde arıtılması konusunda adım atmadı. Komisyon, üç katı atık depolama alanında, atıkların arıtılması ile ilgili yetersiz kapasite de dahil, eksiklikler tespit etti.

Temmuz 2024’te Avrupa Komisyonu, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne karşı, Direktif (AB) 2018/852 ve Direktif (AB) 2024/884’te öngörülen geri dönüşüm hedeflerine ulaşamadığı için ihlal prosedürü (INFR(2024)2131) başlattı. 

Komisyonun değerlendirmesi sonucunda, Kıbrıs’ın ambalaj malzemeleri, ve elektrikli alet ve elektronik ekipman atıkları için gerekli geri dönüşüm oranlarına ulaşmadığı ortaya çıktı.

Foto: Politis gazetesi fotoğraf arşivi

Aynı zamanda, Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti, diğer alanlarında da AB çevre yasalarını uygulamamaktadır:

Kentsel Atık Su Arıtma Direktifi (91/271/EEC): 

Kıbrıs Cumhuriyeti, tüm kentsel atık suların deşarjdan önce toplanmasını ve uygun şekilde arıtılmasını sağlamakda başarısız oldu. 2020 yılındaki ABAD kararı 31 yerleşim yerinde bu konuda uyumsuzluk tespit etti. Bazı alanlarda ilerleme kaydedilmiş olsa da, söz konusu yerleşim yerlerinin birçoğunda hala uygun atık su arıtma tesisi bulunmuyor ve bu da çevresel risklere ve sağlık risklerine yol açıyor. 

19 Nisan 2023’te Avrupa Komisyonu, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne resmi bir bildirim göndererek ülkeyi 2020 ABAD kararını etkili bir şekilde uygulamaya çağırdı. Komisyon, ilerlemenin yavaşlığı konusunda endişelerini dile getirdi ve uyum için bir son tarih belirledi. Belirlenen son tarihe uyulmaması, Komisyonun davayı ABAD’a geri göndermesine ve Kıbrıs’a devam eden uyumsuzluk nedeniyle mali yaptırımlar getirilmesinin önerilmesiyle sonuçlanabilir.

Kıbrıs Cumhuriyeti şu anda hava kalitesi, iklim ve enerji alanlarında da birden fazla AB ihlal prosedürü ile karşı karşıya:

  • Hava Kalitesi (Direktif 2016/2284): Ocak 2023’te Avrupa Komisyonu, Kıbrıs’a karşı, beş temel hava kirleticisi için emisyon sınırlarını aştığı gerekçesiyle işlem başlattı. Kasım 2023’te ülkenin ulusal emisyon azaltma taahhütlerini yerine getirmediğini doğrulayan gerekçeli bir görüş yayınlandı.
  • İklim ve Enerji – Ulusal Enerji ve İklim Planı: Kasım 2024’te Komisyon, AB Yönetişim Yönetmeliği kapsamındaki temel bir gereklilik olan nihai güncellenmiş Ulusal Enerji ve İklim Planını sunmadığı için Kıbrıs Cumhuriyeti’ne resmi bildirimde bulundu. 
  • Havacılık Emisyonları – ETS Direktifi (2023/958): Kıbrıs Cumhuriyeti, 7 Mayıs’ta sektörde sera gazı azaltımını hedefleyen havacılık için AB Emisyon Ticaret Sistemi Direktifini ulusal mevzuatına aktarmadığı gerekçesiyle gerekçeli bir görüş de aldı.

Tüm bunlar, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin temel AB çevre ve iklim yükümlülüklerinde yaşadığı sürekli uyum boşluklarını vurgulamaktadır.

Bir atık depolama sahası davasında, ABAD, Hırvatistan’a 7 Mart 2025’ten itibaren devam eden uyumsuzluk için 1.000.000 euro tutarında toptan bir para cezası ve ayrıca günlük 6.500 euro ceza verdi. Ancak, Hırvatistan’ın Kıbrıs’tan dokuz yıl sonra, 2013’te AB’ye katılmış olduğu göz önüne alındığında, Kıbrıs için uygun görülecek para cezası potansiyel olarak daha ağır olabilir.

Yukarıdaki gerçeklere dayanarak:

  1. Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti sürdürülebilir kalkınma ve çevrenin korunması konusunda gerçek bir kararlılık göstermekte başarısız.
  2. Çoğu zaman bunun tam tersi geçerli: Kıbrıs Cumhuriyeti AB’nin temel direktiflerini ihlal ediyor, ABAD tarafından mahkum ediliyor, veya ihlal prosedürlerinin son aşamalarına gelmiş durumda ve para cezalarıyla karşı karşıya.
  3. Tekrarlanan uyarılara rağmen, çevrenin korunması ve sürdürülebilirlikle ilgili bazı kritik konularda uyumsuzluğa devam ediyor.
  4. Özellikle Kotsiatis ve Vati’deki atık depolama alanları ile ilgili olarak Kıbrıs, ABAD tarafından halihazırda mahkum edildi ve Avrupa Komisyonu şimdi para cezası talep ediyor.
  5. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ısrarla kurallara uymayı reddetmesi hem insan sağlığı hem de çevre için bir tehdit oluşturuyor.
  6. Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin takvimlere sadık kaldığı iddiası yanıltıcı.
  7. Kıbrıs Cumhuriyeti, yıllar boyunca uymayı taahhüt ettiği tüm zaman sınırlarını ihlal etti.
  8. Birçok kez ek süre ve uyarı aldı. Özellikle Vati ve Kotsiatis’teki yasadışı atık depolama sahalarıyla ilgili olarak Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti 2004’ten beridir, yani 21 yıldır kurallara uyum sağlamadı.
  9. Christodoulides hükümeti göreve geldikten 18 ay sonra bu konuda bir eylem planı açıkladı. Hükümetin kendi takviminde Kotsiatis için bir yıllık ve Vati için üç aylık bir gecikme var. Bu da, Kotsiatis için toplamda 30 ay ve Vati için toplamda en az 21 ay gecikme anlamına geliyor.
  10. Aralık ayında açıklanan en son takvime de uyulmuyor. Sadece dört ay içerisinde halihazırda takvimlerden sapmalar var.
  11. Şimdi açıklanan yeni takvimler yetersiz bulundu. Avrupa Komisyonu sözcüsü Maciej Berestecki, CIReN’e şunu söyledi: “İhlalin süresi göz önüne alındığında, daha fazla gecikme kabul edilemez.”
  12. Tarım Bakanlığı’nın 7 Mayıs 2025 tarihli açıklaması, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin artık para cezası riski ile karşı karşıya olduğu gerçeğini tamamen göz ardı ediyor.
  13. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurallardan ‘yıllardır saptığı’ iddiası boştur, çünkü AB yasalarını ihlal eden hükümetlerdir. Bunun maliyetini ise – çevre ve halk sağlığına zararlar ve yakında para cezaların şeklinde – vatandaşlar ödemektedir.
  14. Avrupa Birliği, üye devletlere, devletin devamlılığı ilkesi uyarınca muamele eder. Ayrıca özellikle vurgulamak gerekir ki, şu anda hükümetin başındaki Nikos Christodoulides, önceki Anastasiadis hükümetinin her iki döneminde Sözcü (2014-2018) ve Dışişleri Bakanı (2018-2022) olarak önemli pozisyonlarda görev yaptı.

Şu anda AB Balıkçılık Komisyon Üyesi olan Kostas Kadis, 2013’ten 2018’e kadar Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanı olarak görev yaptı. Bugün ise, Kadis, AB Adalet Divanı’ndan Kıbrıs Cumhuriyeti’ne para cezası verilmesini talep eden Avrupa Komisyonu’nun bir üyesidir!

Yeşiller Partisi Milletvekili Charalambos Theopemptou’ya göre Kıbrıs Cumhuriyeti para cezası tehdidiyle karşı karşıyadır “çünkü hiç kimse uygun atık yönetimini ciddi bir şekilde ele almadı ve ardışık hükümetler her şeyin kontrol altında olduğunu iddia etti.” Ayrıca Theopemptou, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilgili alanlarda “on bir ihlal prosedürü” ile karşı karşıya olduğunu belirtiyor ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin inşa etmeyi vaat ettiği ancak asla inşa etmediği kanalizasyon sistemleriyle ilgili yakında Komisyon tarafından mali yaptırım talebi ile AB Adalet Divanı’na sevk edileceğini ekliyor.

Karar: Yanıltıcı

Veriler incelendiğinde, Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin özelde AB atık mevzuatına uyum konusunda ve daha genel anlamda çevrenin korunması konusundaki kararlılığı ile ilgili ortaya koyduğu iddialar yanıltıcıdır.

Gerçekler, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sürekli bir gecikme döngüsü içerisinde olduğunu, bunun da Avrupa Birliği çevre yasalarına uyumunu engelleyerek halk sağlığı ve çevre için somut riskler oluşturduğunu ortaya koymaktadır.

Kıbrıslı yetkililer uzun yıllardır yeni takvimler belirlemektedir.

AB’ye katılımın üzerinden 21 yıl geçmesine rağmen mevcut yönetimin yaklaşımında bir değişiklik yok. Görev süresini yarılarken, aynı sistemsel başarısızlıklar devam ediyor: erteleme, gecikmeler ve uyulmayan takvimler.

Devam eden bu uyumsuzluk sonucunda Kıbrıs Cumhuriyeti şunlarla karşı karşıya:

  • ABAD tarafından verilen mahkumiyetler,
  • Avrupa Komisyonu tarafından devam eden ihlal işlemleri,
  • Ve önemli para cezaları tehdidi.

Bu proje, Avrupa Medya ve Bilgi Fonu (EMIF) tarafından desteklenmektedir. Avrupa Medya ve Bilgi Fonu tarafından desteklenen herhangi bir içeriğin tek sorumluluğu yazarlara aittir ve EMIF ve Fon Ortakları, Calouste Gulbenkian Vakfı ile Avrupa Üniversite Enstitüsü’nün pozisyonlarını yansıtmayabilir.

Gönderiyi Önizle
Milyarder Abramovich, Kıbrıs’a Olan 14 Milyon Euroluk Vergi Borcunun Tek Bir Eurosunu Bile Ödemedi
Sonraki Gönderi
Kıbrıs Cumhuriyeti Sayıştayı Tartışmalı ‘Altın Pasaport’ Programı ile Bağlantılı Bağışları İnceledi