Geri dön

Yangın Sırasında Erken Uyarı veya Konumu Belirleme Sistemi Yoktu

Yangın Sırasında Erken Uyarı veya Konumu Belirleme Sistemi Yoktu
Credit: Turgut Denizgil

Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarının afetlere karşı sivil savunma konusunda yaptıkları açıklamalara rağmen, Kıbrıs’ta acil durumlarda 112 Avrupa Acil Durum Numarası aracılığıyla çalışan bir Uyarı Sistemi ve Konum Belirleme teknolojisi yok. 

Cumhurbaşkanı Christodoulides’in iki yıl üst üste yaptığı, müdahale kapasitesinin artırılması yönündeki açıklamalar yanıltıcı. Aslında, Kıbrıs Cumhuriyeti makamları bu alandaki AB Direktifini yıllardır uygulamadı. Bir uzman, CIReN’e, ülkenin, üye devletler arasında “sınıfının en kötüsü” olduğunu söyledi.

23-25 ​​Temmuz tarihlerinde Limasol’un dağlık bölgelerinde meydana gelen büyük yangının ardından, doğal afet durumlarında sivil savunmadan sorumlu yetkililer, yangına nasıl müdahale ettiklerine dair bir dizi rapor yayınladı. Ortaya çıkan eksiklikler arasında, AB mevzuatınca gerekli olan 112 üzerinden erken uyarı ve konum belirleme sisteminin bulunmaması da vardı.

CIReN, Cumhurbaşkanı Nicos Christodoulides’in doğal afet durumlarında sivil savunma ile ilgili yaptığı açıklamaları ve 112 acil durum numarası aracılığıyla yapılan müdahaleleri iyileştirme taahhütleri ışığında konuyu inceledi, bir doğruluk kontrolü yaptı ve sonucu burada açıklıyor. 

İddia:

Cumhurbaşkanı Nicos Christodoulides, 29 Ocak 2024 tarihinde o yıl için yaptığı Yıllık Planlama Açıklaması’nda şunları söyledi: “İklim krizinden kaynaklanan ve artmakta olan doğal afetlerle mücadele etmek için, Sivil Savunma Hizmetleri’ni güçlendiriyoruz ve 112 acil durum hattını iyileştiriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Christodoulides, 29 Ocak 2025 tarihinde, 2025 yılı için yaptığı Yıllık Planlama Açıklaması’nda şunları söyledi: “Ülkemizdeki güvenlik duygusunu güçlendirmek de aynı derecede önemlidir. 2025 yılında, Polisin 112 çağrılarına müdahalesini iyileştireceğiz.”

Gerçekler:

Limasol’un dağlık bölgelerinde 23-25 ​​Temmuz tarihleri ​​arasında çıkan yıkıcı yangınlarda iki kişi hayatını kaybetti ve onlarca ev tahrip oldu. Yangın, 120 kilometrekarelik orman arazisini, ekili alanları ve ekosistemleri küle çevirdi.

Medyada çıkan haberler, yangın sırasında erken uyarı sistemi ve tahliye planlarının uygulanması bağlamında birçok ciddi soruna işaret etti. Bu haberler daha sonra meclisteki bir oturumda “eksiklikler ve zayıflıklar” hakkında konuşan İçişleri Bakanı Constantinos Ioannou tarafından kısmen kabul edildi.

Sivil Savunma, Emniyet, İtfaiye ve Ormancılık Genel Müdürlüğü tarafından sunulan raporlara göre, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde, AB mevzuatınca gerekli olan erken uyarı sistemi ve 112 acil çağrı numarası üzerinden konum tespiti teknolojileri bulunmuyor.

Sivil Savunma, raporunda, tehlikeye maruz kalan nüfusu uyarma yöntemine ilişkin olarak şunları belirtti:

“Bölge sakinleri, ya cep telefonlarına mesaj gönderilerek (bu sistemin belediyeler tarafından uygulanıyor olması halinde), ya kapı kapı dolaşılarak ve kapı zilleri çalınarak, ya da köy yerel yönetimleri ve Sivil Savunma tarafından uygun görülen başka bir yöntemle uyarılır (Sivil Savunma araçlarında siren ve hoparlörler vardır).”

AB Direktifi 

Nüfusun korunabilmesi için modern bir erken uyarı ve konum belirleme sisteminin geliştirilmesi, Kıbrıs Cumhuriyeti için AB yasaları uyarınca bir yükümlülüktür. Avrupa Elektronik İletişim Kanunu’nu (EECC) tesis eden 2018/1972 sayılı Direktifin 110. maddesine göre, tüm Üye Devletler, belirli bir coğrafi bölgedeki tüm cep telefonu kullanıcılarına (hem bölgede yerleşikler hem de ziyaretçiler) ücretsiz, anında, açık ve anlaşılır bir erişim için hücresel yayın veya konum bazlı SMS kullanan mobil tabanlı bir kamu uyarı sistemi kurmakla yükümlüdür.

109. maddeye göre bir diğer önemli yükümlülük ise, tüm vatandaşların ve ziyaretçilerin herhangi bir cihazdan 112’yi (veya ulusal acil durum numaralarını) arayarak acil durum hizmetlerine ücretsiz erişebilmeleridir. AB Üye Devletleri ayrıca, engelli bireylerin (örneğin sağır veya dilsiz kullanıcılar) acil durum hizmetlerine eşit erişimini sağlamalıdır. Birisi 112’yi aradığında, sistem, konum bilgisini acil durum hizmetlerine (örneğin GPS veya ağ konumu aracılığıyla) otomatik olarak iletmelidir. Bu, zamanında müdahale için kritik öneme sahiptir. Üye Devletler, 16 Aralık 2022’de yayınlanan ilgili Tüzükte belirtilen teknik ve operasyonel gerekliliklere uymak zorundadır.

Uyulmayan Takvimler 

CIReN, Avrupa’da acil durumlarda müdahaleyi iyileştirmek için çalışan bir sivil toplum kuruluşu olan Avrupa Acil Durum Numaraları Birliği (EENA) ile iletişime geçti. EENA Halkla İlişkiler Direktörü Benoit Vivier, EECC’nin 110. maddesi uyarınca “tüm Üye Devletlerin, belirli bir bölgedeki tüm kişileri, devam eden bir afet veya yaklaşan bir tehdit konusunda cep telefonları üzerinden uyaracak bir sistem kurmakla yükümlü olduğunu” doğruladı.

Vivier, CIReN’e bunun için son tarihin 21 Haziran 2022 olduğunu ve bunun Kıbrıs’ta henüz uygulanmadığını söyledi. Vivier, “Aynı mevzuatın 109. maddesi, acil durum iletişiminin, cep telefonundan elde edilen konumlar kullanılarak yapılmasını zorunlu kılıyor; bunun için son tarih 21 Aralık 2020 idi” diye ekledi.

“Bu hayat kurtaran teknoloji, neredeyse beş yıldır, bir zorunluluk olmasına rağmen, Kıbrıs Cumhuriyeti makamları tarafından uygulanmadı.”

Vivier, ikinci konu hakkında ise, mevcut durumu şöyle açıkladı:

“Geleneksel olarak, acil durum hizmetlerini aradığınızda, telefonunuzun bağlandığı baz istasyonunun doğruluğu ortalama 2 km’dir. Bu doğruluk kentsel alanlarda yaklaşık 500 metre, kırsal alanlarda ise 30 km’ye kadar değişebilir. Acil durum hizmetlerinin, sıkıntıda olan bir kişiye yardım etmesi için 2 km’lik doğruluk yeterli değildir. Gelişmiş Mobil Konum Belirleme (AML) teknolojisi, telefondan alınan konum bilgilerinin acil durum hizmetlerine otomatik olarak aktarılmasını mümkün kılar.”

Vivier, sistemin basit olduğunu söyledi: “112’yi (veya başka bir acil durum numarasını) aradığınızda, telefonunuz bir acil durum araması yapıldığını algılar ve konumunuzu belirlemeye başlar. Bu işlem tamamlandığında, konum bilgisi, genellikle 20 saniye içinde kullanıcının herhangi bir şey yapmasına gerek kalmadan otomatik olarak acil durum hizmetlerine gönderilir.”

“Sınıfının en kötüsü” 

Vivier, EENA tavsiyelerine dayanarak, “Acil durum iletişimlerinin kalitesi söz konusu olduğunda Kıbrıs’ı tüm AB Üye Devletleri arasında “sınıfının en kötüsü” olarak görüyoruz” sonucuna vardı.

Benoit Vivier, 5 Ağustos’ta yayınlanan bir makalede, “Kıbrıs’taki trajik olaylar, gecikmiş eylemlerin insani maliyetinin ağır bir hatırlatıcısı” diye yazmıştı.

EENA ayrıca, Avrupa Komisyonu’nu, Kıbrıs Cumhuriyeti de dahil olmak üzere, Kamu Uyarı Sistemleri’ni henüz uygulamaya koymamış tüm Üye Devletlere karşı derhal ihlal işlemleri başlatmaya çağırıyor. Vivier, “Her Avrupa vatandaşının güvenliği, bu hayat kurtaran yasaların kararlılıkla uygulanmasına bağlıdır” diyor.

Yangından Sonrası

Temmuz ayındaki yangının ardından, İçişleri Bakanı Ioannou’ya erken uyarı sisteminin neden bulunmadığı sorulduğunda, Kamu Uyarı Sistemi projesinin Sivil Savunma tarafından 2022’de ihaleye çıkarıldığını, ancak Mayıs 2024’te itirazlar nedeniyle ihalenin iptal edildiğini söyledi. Proje Aralık 2024’te yeniden ihaleye çıkarıldı.

Sivil Savunma, 4 Eylül’de CIReN’e e-posta yoluyla yanıt vererek, alınan tekliflerin değerlendirildiğini ve sonuçların katılımcı kuruluşlara iletildiğini doğruladı. Üst düzey yetkili Eftychia Stokkou, İhale İnceleme Kurumu’na itiraz edilmemesi halinde Sivil Savunma ile yüklenici arasında sözleşmenin önümüzdeki 30 gün içinde imzalanmasının beklendiğini, projenin uygulama süresinin 8 ay, bütçesinin ise 7 milyon euro olduğunu söyledi.

Stokkou, AB Direktifi’nin 110. maddesine uyum konusunda ise, “Kurulumun tamamlanmasıyla sistem tam olarak faaliyete geçecek, gelişmiş erken uyarı sağlayacak ve ülkenin tehditlere ve acil durumlara karşı hazırlığını önemli ölçüde artıracak” yanıtını verdi.

Konum Belirleme teknolojisinin uygulamaya koyulmasıyla ilgili olarak, Sivil Savunma, Yeni Nesil 112 sisteminin uygulanması için ikinci bir proje üstlendi. Sivil Savunma görevlisi Nakis Xenophontos, ayrı bir e-postada, “Bu sözleşmenin gelecek ay başında imzalanması ve projenin başlaması bekleniyor,” dedi. “Sistemin ilk versiyonunun 13 ay içerisinde tamamlanacağı tahmin ediliyor.”

Xenophontos, ilk versiyonun, Yeni Nesil 112 sisteminin tüm uygulama ve fonksiyonlarına sahip olacağını ve dolayısıyla AB Direktifi (109. madde) ile tam uyum sağlayacağını belirtti. Xenophantos, projenin, sözleşmenin imzalanmasından 27 ay sonra bütünüyle tamamlanacağını ve “ülkedeki tüm ilgili acil durum hizmetlerinin katılımı ile tamamen işlevsel olacağını” sözlerine ekledi.

Karar: Yanıltıcı

Cumhurbaşkanı Christodoulides, 2023 yılında iktidara geldiğinden beri, halkın güvenliğini ve korunmasını hükümetin en önemli önceliği haline getirme ve Avrupa acil durum hattı 112’yi geliştirme konularına defalarca açıkça atıfta bulunmuş olsa da, bu açıklamalar yanıltıcı.

Kıbrıs, AB mevzuatının belirli altyapı ve teknoloji gereklilikleri ile ilgili takvimlere uymadı.

Takvimlere göre, Kamu Uyarı Sistemi’nin 21 Haziran 2022 tarihine kadar hayata geçirilmesi gerekiyordu. Sistem, en iyi ihtimalle, Mayıs 2026’da hayata geçirilecek; bu da yaklaşık 4 yıllık bir gecikme anlamına geliyor.

112 üzerinden Konum Tespit teknolojisinin hayata geçirilmesi için son tarih 21 Aralık 2020 idi. Proje, en iyi ihtimalle Kasım 2026’da hayata geçirilecek; bu da yaklaşık 6 yıllık bir gecikme anlamına geliyor.

Temmuz ayındaki orman yangını gibi acil durumlarda, vatandaşların tahliyesi, eski ve yetersiz yöntemlere (ziller, hoparlörler, kapı kapı ziyaretler) dayanmaya devam edecek. Bu da, halkı zamanında uyaramama ve tehlikede olan kişilerin yerini doğru bir şekilde tespit edememe riskini artıracak.

Bu gecikmeler insan hayatını tehlikeye atarken, AB’nin mevzuat ihlali gerekçesiyle yaptırım uygulamasına yol açabilir.

Bağımsız bir kuruluş, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni, halkı koruma amaçlı sistem ve teknolojilerin uygulanması açısından AB Üye Devletleri arasında “sınıfının en kötüsü” olarak tanımlıyor ve vatandaşların, ziyaretçilerin ve engelli kişilerin risk altında olduğunu belirtiyor.

Bu proje, Avrupa Medya ve Bilgi Fonu (EMIF) tarafından desteklenmektedir. Avrupa Medya ve Bilgi Fonu tarafından desteklenen herhangi bir içeriğin tek sorumluluğu yazarlara aittir ve EMIF ve Fon Ortakları, Calouste Gulbenkian Vakfı ile Avrupa Üniversite Enstitüsü’nün pozisyonlarını yansıtmayabilir.
 

Gönderiyi Önizle
Abramovich Bağlantılı Blue Ocean Şirketinin Eski Yöneticileri, 25 Milyon Euroluk Vergi Kaçakçılığı ile Suçlanıyor
Sonraki Gönderi
Jersey, Kara Para Aklama Şüphesi Nedeniyle Roman Abramovich Hakkında Soruşturma Başlattı