Yetkililer, Meclis oturumunda yaptıkları açıklamalarda yasal kısıtlara ve şirket kaydı uygulamalarına atıfta bulundu. Abramovich’in şirket ile bağlantısı hiçbir zaman araştırılmadı, ancak yetkililer Rus milyarderin adının 2012’den beri belgelerde yer aldığını itiraf etti.
Kıbrıs Cumhuriyeti yetkilileri, yaptırıma tabi Rus milyarder Roman Abramovich’e ait ve artık kapatılmış bir şirket olan Blue Ocean’dan 14 milyon euroluk katma değer vergisini tahsil edemedikleri için milletvekillerinin sorularıyla karşı karşıya.
Vergi Dairesi ve Şirketler Mukayyitliği yetkilileri, Perşembe günü Meclis’e, Kıbrıs’ta kayıtlı şirketin 2024’te sicilden silinmesinden önce yasal ve prosedürel engeller nedeniyle harekete geçemediklerini söyledi.
Şirket, lüks bir yat kiralama işi ile bağlantılı KDV borcuna karşı mahkemede on yıldan fazla bir süre mücadele vermişti. Yat kiralama işinin vergi kaçırmak için tasarlandığı ilk olarak Ocak ayında OCCRP, The Bureau of Investigative Journalism, BBC ve OCCRP’nin Kıbrıs’taki üye merkezi CIReN tarafından yapılan ortak bir araştırmada ortaya çıkmıştı.
Mart ayında Kıbrıs Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi, Blue Ocean’ın tüm tutarı ödemekten sorumlu olduğuna karar verdi. Ancak o tarihte artık şirketin herhangi bir direktörü veya yasal temsilcisi yoktu. Şirket fesh edilmişti ve dolayısıyla söz konusu borç hiçbir zaman tahsil edilmedi.

Vergi Dairesi Müdürü Sotiris Markides Meclis’te yaptığı açıklamada, “Yasa açık. Buna katılmayabilirim, ancak mahkeme süreci bitene kadar icra işlemi yapmamız mümkün değildi,” dedi.
Markides şöyle devam etti: “Aslına bakarsanız, tüzel kişiliğin ve aktif temsilcilerin yokluğu nedeniyle, söz konusu borcu tahsil etmek mümkün değil. Şirketin yeniden canlandırılması yolu ile bile mümkün değil.”
Bu açıklama, siyasi yelpazenin her yanındaki milletvekillerini öfkelendirdi. Bazıları hükümetin, 2023’ten beri Avrupa Birliği tarafından yaptırımlara tabi tutulmuş olan Abramovich’in rolünü yeterince araştırıp araştırmadığını sorguladı.
Konuyu Meclis’e getiren muhalefet milletvekili Alexandra Attalides ve diğer milletvekilleri, Rus milyarderin Kıbrıs’taki ticari faaliyetlerinin resmi olarak incelenip incelenmediği konusundaki sorularla yetkililere baskı yaptı.
Markides, milletvekillerine, Abramovich’in adının, KDV soruşturmasının başladığı 2012’de AB ve Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından dairesine gönderilen belgeler temelinde şirketin dosyasında yer aldığını, ancak Rus milyarderin şirketin sahibi olarak görünmediğini söyledi.
Kıbrıs Cumhuriyeti Mali İstihbarat Birimi ve Şirketler Mukayyitliği yetkilileri, Perşembe günü Meclis Kalkınma Planları ve Kamu Harcamaları Kontrolü Daimi Komitesi oturumunda,Abramovich’in Blue Ocean ile bağlantısının resmi olarak hiçbir zaman araştırılmadığını söyledi.
Kıbrıs Şirketler Mukayyiti Irini Mylona, OCCRP’nin araştırmasında adı geçen vasilerden biri olan Neptune Trust’ın, direktör olarak listelenmiş herhangi bir gerçek kişisinin olmadığını doğruladı – ki bu yasal bir gereklilik.
Mylona, Şirketin Mart 2022’den beri direktörünün ve Temmuz 2023’ten beri de sekreterinin olmadığını sözlerine ekledi. Şirket bu nedenle Temmuz 2024’te sicilden silindi. Mylona, Vergi Dairesi’nin başlangıçta şirketin sicilden silinmesine itiraz ettiğini, ancak daha sonra itirazını geri çektiğini ve silinmenin gerçekleştiğini doğruladı.
Komite Başkanı Zacharias Koulias, yetkilileri, Abramovich’in şirketin operasyonlarında herhangi bir rolü olup olmadığı konusunda yazılı açıklama sunmaya çağırdı.
Markides, davanın şirket hukukundaki büyük boşlukları ortaya çıkardığını söyleyerek acil yasal reform çağrısında bulundu.
Markides, “Bir Blue Ocean direktörünün adı 540 başka şirkette listelenmişti. Bir diğeri yaklaşık 300 şirket ile bağlantılıydı,” dedi. “Şirketlerin, yasal boşlukların ve kimliği belirsiz yapıların arkasına saklanmasını önlemek için değişikliklere ihtiyacımız var.”
Hukuk Dairesi’nden bir temsilci, 12 yıllık yasal süreçteki gecikmelerin kısmen ülkenin yargı reformundan kaynaklandığını ve söz konusu süreç sona erdiğinde, Yüksek Mahkeme’nin davayı sadece sekiz ayda çözdüğünü söyledi. Ancak bu noktada Blue Ocean direktörleri artık sicilden yok olmuştu.