Geri dön

Geciken Adalet: İngiltere’de Hapisten Kaçan Avukat Kıbrıs’ta İşlerini Nasıl Büyüttü

Geciken Adalet: İngiltere’de Hapisten Kaçan Avukat Kıbrıs’ta İşlerini Nasıl Büyüttü
Svetlana Tiourina
Ana noktalar:
  • Kıbrıs Cumhuriyeti yetkilileri, göç yolsuzluğu ile bağlantılı suçlardan hüküm giymiş olan Kıbrıslı Rum avukat Christos Christodoulides hakkında İngiltere’nin yayınlamış olduğu Avrupa Tutuklama Emri’nin infazını 13 yıl boyunca erteledi.
  • Christodoulides, 2022 yılında cezasını ev hapsinde çekerken avukatlık yapmaya devam etti.
  • 2021 yılında Christodoulides’in avukatlık ruhsatına sahip olması ile ilgili 2009’da yapılan bir şikayeti reddeden Kıbrıs Cumhuriyeti Barosu Disiplin Kurulu, şimdi, avukat hakkında “utanç verici ve etik olmayan davranış” nedeniyle soruşturma başlattı.
  • Christodoulides’i Kıbrıs’ta farklı göç yolsuzluğu davalarında mahkûm eden yargıçlar, sürekli olarak avukatın “temiz sabıka kaydı”na atıfta bulundu.

Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki bir hukuk firması, sahibine karşı hem Birleşik Krallık’ta hem de Kıbrıs’ta getirilen göç yolsuzluğu davalarına rağmen, tam kapsamlı hukuki hizmetler sunmaya devam ediyor. Firmanın sunduğu hizmetler arasında göçmenlik hukuku da var.

Dahası, avukat Christos Polykarpou Christodoulides tarafından, Birleşik Krallık’taki bir hapishaneden kaçtıktan sonra 2008’de kurulan Lefkoşa merkezli ChrisLaw Advocate & Legal Consultants, hizmetlerini Larnaka ve Limasol’a genişletmeyi planlıyor.

Kıbrıs Araştırmacı Habercilik Ağı (CIReN) ve Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi (OCCRP) tarafından elde edilen mahkeme kararları ve diğer yasal belgeler, Christodoulides’in, göç alanında yolsuzlukla ilgili suçlardan üç kez mahkum edildiğini ortaya koyuyor. Bu mahkumiyetlerden biri temyizde reddedilmişti. Dahası, Christodoulides hakkında, on yıldan fazla bir süredir uygulanmayı bekleyen bir tutuklama emri vardı. Bu olay, insan ticaretinde kilit noktalardan biri olan Kıbrıs’taki ceza adaleti sistemi hakkında soru işaretleri yarattı.

Kıbrıs Cumhuriyeti yetkilileri, avukatın renkli sabıka kaydını yakın zamana kadar görmezden gelmiş gibi görünüyor. Christodoulides’in kesintisiz olarak avukatlık yapmasına izin veren Kıbrıs Barosu, ancak bu ayın başında, hapisteyken avukatlık yaptığı gerekçesiyle kendisine karşı resmi bir disiplin soruşturması açtı.

Baro Disiplin Kurulu, avukatı, “utanç verici veya hukuk mesleğiyle bağdaşmayan davranışlarla” suçluyor. Bu Christodoulides’in hukuk lisansına mal olabilir.

Christodoulides resmi olarak bir yorum yapmayı reddetti, ancak geçmişte kendisi ile ilgili tüm davaların çözümlenmiş olduğu konusunda ısrar etti.

Siyasi Skandal 

2005 yılında, o zamanlar 38 yaşında olan İngiliz avukat Christakis Christodoulides (Birleşik Krallık’ta kullandığı isim), göç yolsuzluğuyla ilgili suçlarını itiraf etti ve Birleşik Krallık ceza mahkemesi tarafından dokuz yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ceza, istinafta yedi buçuk yıla indirildi.

Ancak, Christodoulides 2008 yılında Kıbrıs’ta ortaya çıktı. Burada bir hukuk firması kurarak, daha önce Kıbrıs Barosu’ndan almış olduğu hukuk lisansını yeniledi. Ertesi yıl Birleşik Krallık, bir Avrupa Tutuklama Emri çıkararak avukatın iadesini talep etti.

2009 tarihli emir, Christodoulides’in Britanya hükümetini sarsan göç davasındaki rolünü ortaya koyuyordu. Belgeye göre, Christodoulides, 2001 ile 2004 yılları arasında Romanya’dan İngiltere’ye göç etmek isteyen kişiler için, 600’den fazla vize başvurusuna ilişkin sahte belge düzenledi. O zamanlar İngiltere AB üyesiydi, ancak Romanya üye olmadığı için vatandaşlarının vizeye ihtiyacı vardı. Sahte belgeler, AB üyesi olmayan vatandaşların Birleşik Krallık’ta iş kurmasına izin veren bir vize programı içindi.

Bir diplomatın ihbarı üzerine ortaya çıkan yolsuzluk kamuoyunda büyük öfke yarattı. İngiltere’nin Göçmenlik, Vatandaşlık ve Terörle Mücadeleden Sorumlu Devlet Bakanı Beverley Hughes istifa etmek zorunda kaldı. Hughes’un, daha önceden, İçişleri Bakanlığı’nın sahte vize onayladığı konusunda uyarılmış olduğu yazıldı

Birleşik Krallık’taki yargıç, Christodoulides’in, söz konusu suçları avukatlık yaparken işlediği gerçeğini özellikle vurguladı. Hakim, “Bildiğiniz gibi, Yüksek Mahkeme’nin bir avukatı, Mahkeme’nin bir memurudur, ve bu kadar uzun süre boyunca bu şekilde davranmış olmanız oldukça dehşet verici” dedi. Christodoulides’in İngiltere’de avukatlık yapması yasaklandı.

Christodoulides, Londra’nın kuzeybatısında, Buckinghamshire’daki Spring Hill Hapishanesinden kaçmadan önce sadece üç yıl hapis yattı. Belgeye göre, kendisine 4 Mayıs 2008’de günlük izin verildi, ancak avukat, gerektiği gibi akşam saat 18.30’a kadar hapishaneye geri dönmedi. Arama emrinde, “Odası kontrol edildiğinde eşyalarını almış olduğu görüldü” deniyor. Yine arama emrine göre, Christodoulides, “HMP Springfield’a asla dönmedi ve daha sonra ülkeden ayrılıp Kıbrıs Cumhuriyeti’ne gitti.”

Christodoulides ayrıca, bir müsadere emrini ödememekten dolayı £ 650.000 (€ 953.550) para cezasına, veya üç yıl daha hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu süre onun cezai mahkumiyetine eklenecekti.

CIReN tarafından elde edilen belgeler, 2022 yılında alınan bir kararla, Christodoulides’in Birleşik Krallık cezasını Kıbrıs’ta çekmesinin emredildiğini gösteriyor. Christodoulides, bu çerçevede yalnızca 15 ay ve bir hafta süreyle ev hapsinde kaldı. Daha sonra, kısmen “sabıka kaydı olmadığı” gerekçesiyle şartlı tahliyesine karar verildi.

Geciken Adalet

OCCRP’nin ele geçirdiği e-postalara ve belgelere göre, Birleşik Krallık’ın Christodoulides’i iade alma girişimi yıllarca devam etti. Yazışmalar, Kıbrıslı Rum bir yargıcın, 2010 yılında, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kendi vatandaşlarını iadesine karşı bir yasanın varlığı nedeniyle Birleşik Krallık’ın talebini reddettiğini gösteriyor. Birleşik Krallık’ta doğan Christodoulides, Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportuna sahip.

Kıbrıs’tan suçluların iadesine izin veren anayasa değişikliği sonrasında, Birleşik Krallık, 2014 yılında talebini tekrarladı. Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin Ekim 2017’ye kadar herhangi somut bir eylemde bulunduğu görülmüyor. Sızan belgelere göre, Ekim 2017’de Başsavcılık, Christodoulides için yayınlanmış olan Avrupa Tutuklama Emri’ni “acil olarak infaz edilecek” emirler kategorisi altında listeledi.

Başsavcıya, bunun neden yapılmadığına ilişkin yöneltilen sorular yanıtsız kaldı. Bir sözcü, CIReN’i Adalet Bakanlığı ve Kıbrıs Cumhuriyeti polisine havale etti, ama bunlardan hiçbiri sorulara yanıt vermedi.

Gazetecilerin elde ettiği belgeler, Christodoulides’in 3 yıl 12 günlük hapis cezasını, Kasım 2022’de Kıbrıs’ta çekmeye başladığını gösteriyor. Tıp Konseyi ile Başsavcı arasındaki anlaşma üzerine, avukatın cezasını evden çekmesi kararlaştırıldı.

Cezaevleri Müdür Yardımcısı’nın Başsavcı’ya yazdığı bir mektuba göre, söz konusu 12 gün, Birleşik Krallık’taki mahkumiyetle, 3 yıl ise, ödenmemiş müsadere kararıyla ilgiliydi. Ioannis Kapnoulas tarafından imzalanan mektup, Christodoulides’in cezasını çekerken avukatlık yapmaya devam edebilmesi ile ilgili soru işaretleri yarattı.

Belgeler, şartlı tahliye kurulunun, bir sonraki ay, Christodoulides’in cezasını daha da düşürdüğünü, ve cezanın bu yılın Mart ayında sadece 15 ay 8 gün sonra şartlı tahliye ile sonuçlandığını gösteriyor. Şartlı tahliye kurulu, avukatın “daha önce herhangi bir mahkumiyeti bulunmadığını”, “mahkumiyet aldığı suçların 2005 yılından kalma olduğunu”, “temel olarak sivil borçlar nedeniyle hapis cezasına çarptırılmış olduğunu” ve “çok ciddi sağlık sorunları yaşıyor olduğunu” gerekçe gösterdi. Şartlı tahliyeyle serbest bırakılması kararında, “Lefkoşa’daki bürosunda serbest avukat olarak çalışmaya devam edeceği…” hükmü de yer aldı.

Ertesi gün, Christodoulides, bir Facebook paylaşımında avukatlık bürosunu Limasol ve Larnaka’ya genişletmeyi planladığını duyurdu.

‘Christos Christodoulides Facebook’ta “Christos Polykarpou” adı altında, hukuki hizmetlerini Kıbrıs’ta Limasol ve Larnaka’ya genişletmeyi planladığını açıkladı. Foto: Facebook paylaşımının ekran görüntüsü’

Kıbrıs Barosu, Mayıs ayında CIReN’e, Christodoulides ile ilgili bir soruşturma başlattığını söyledi.

CIReN tarafından elde edilen belgelere göre, Baro Disiplin Kurulu, bu ay, avukatı, “adalete hizmet eden biri olma statüsüyle bağdaşmayan” davranışlarla suçladı. Kasım ayındaki duruşma Christodoulides’in lisansını tehlikeye atacak nitelikte.

Christodoulides, ev hapsinde cezasını çekerken avukatlık lisansına sahip olmaya devam etmekle suçlanıyor. Üstelik Baro, avukatın, 2023 yılında, lisansını, bu bilgiyi “açıklamadan veya gizleyerek” yenilediğini iddia ediyor.

Olası cezalar arasında barodan ihraç, lisansın askıya alınması, para cezası, uyarı veya kınama var.

CIReN tarafından elde edilen bir başka belge, Christodoulides’in daha önce de Baro’nun radarına girdiğini gösteriyor. 2021 yılında gerçekleştirilen bir disiplin kurulu duruşmasının tutanaklarına göre, disiplin kurulu, avukatın İngiliz mahkemesi tarafından yargılandığı ve mahkum edildiği sırada, Kıbrıs’ta hukuk lisansına sahip olmadığı yönündeki iddiasını kabul etti.

Belgeye göre, Christodoulides, 1994 ve 2000 yılları arasında Kıbrıs’ta lisans sahibiydi ve lisansını 2009 veya 2010’da yenilenmişti. Kurul, söz konusu teknik sebeplerden dolayı, kar amacı gütmeyen göçmenlik kuruluşu KISA’nın 2009 yılında yaptığı şikayeti reddetti.

“Temiz Sabıka Kaydı”

Ancak Kıbrıs’ta hukuk lisansına sahip olduğu dönemde de Christodoulides’in başı hukukla derde girmişti.

2013 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti Lefkoşa Bölge mahkemesi, Christodoulides’i, Kıbrıs’tan sınır dışı edilecek müşterilerine sahte Alman vizesi satmaktan suçlu buldu. Karara göre, Christodoulides ve ortağı, “bu yasa dışı faaliyeti sistematik bir şekilde yürüttüler ve yabancılardan büyük bir parasal kazanç elde ettiler.”

Christodoulides’in “bir avukat olarak bu suçları defalarca, tereddüt etmeksizin, ve mesleğine saygı duymadan işlediğini” özellikle belirten hakim, kararında, avukatın, “yetkilileri kasten yanlış ve çelişkili delillerle yanılttığını” söyledi.

Christodoulides sekiz ayrı suçtan suçlu bulundu, ancak yalnızca 5 aylık bir hapis cezasına çarptırıldı. Yargıç, bu kısa cezaya gerekçe olarak, Christodoulides’i “zeki ve eğitimli” olarak niteledi, kendisinin bir sakatlıktan muzdarip olduğunu (tek kolunun eksik olmasına atıfta bulunarak) belirtti, ve “temiz sabıka kaydını” vurguladı.

Christodoulides’in lisansı 3 yıl süresince askıya alındı, ancak Kıbrıs Barosu, avukatın başka hukuk bürolarında danışmanlık hizmeti vermesine izin verdi.

Lefkoşa Ceza Mahkemesi, 2018 yılında, Christodoulides’in, insan tacirlerinden oluşan bir çetenin arkasındaki beyin olduğunu tespit etti.

Karara göre, Rumen kadınlar, Kıbrıs’a kaçırılarak, göçmenlerin Avrupa Birliği’nde kalmalarına yardımcı olmak için “sahte evliliklere” zorlanıyorlardı. Kararda, kadınlarla ilgili olarak, “Kendileri ve aileleri için daha iyi bir gelecek hayali ve hedefi ile gelirken, kendilerini tamamen beklenmedik bir şekilde bir aldatma, sömürü, korkutma kabusuyla karşı karşıya buldular” deniliyordu.

Kadınlar “mali olarak kötü durumdaydı” ve çalışma vaadiyle Kıbrıs’a gelmeye “cezbedilmişlerdi”. Dava dosyasına göre, Kıbrıs’a gelişlerinde kimlik belgeleri ellerinden alındı ve apartman dairelerine kilitlenip tehdit edildiler. Bir kadın olanları protesto ettiğinde, “kızlarda paniğe ve dehşete neden olacak bir şiddetle karşı karşıya kaldı.” Neyse ki, bu kadınlardan bazıları “tepki göstererek kendilerini dairede bulan polise haber veren akrabalarını harekete geçirmeyi başardı”.

Christodoulides, bu planın mimarı olmakla suçlandı ve Kıbrıs Cumhuriyeti ve AB yetkililerini dolandırmaya yönelik komplo kurmaktan mahkum edildi. İlk başta, yine “sabıka kaydının temiz olduğu” ve “daha önce herhangi bir sabıka kaydı bulunmadığı” gerekçesiyle 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkumiyet kararı, 2020 yılında Yargıtay’a yapılan itiraz üzerine reddedildi.

Mahkeme, Christodoulides’in olaya karıştığı yönündeki ana delilin, başka bir sanığın ifadesinden kaynaklandığına, ve bu olmaksızın, avukatın olaya karıştığına dair hiçbir kanıt bulunmadığına karar verdi.

Aslında, söz konusu davada birden fazla sanığa verilen mahkumiyet kararı, o dönemde Kıbrıs Cumhuriyeti yasalarında “sahte evlilikler”e dair net bir tanımının bulunmaması nedeniyle 2020 yılında bozuldu.

Hakim, “Bir evliliğin, bir yabancının Kıbrıs’ta kalışını güvence altına almak amacıyla yapılması sahte olması için yeterli değildir. Evliliğin, yabancının, Cumhuriyete girişi ve kalışı amacıyla (her iki nedenden dolayı) yapılması gerekir” dedi. Davaya karışan üç Pakistanlı adam halihazırda Kıbrıs’taydı.

Suçlamaların ardından yasa değiştirildi ve hem giriş hem de kalış, ayrı ayrı ihlal teşkil edecek şekilde düzenlendi.

Sahte evliliklere ilişkin ulusal mevzuatla ilgili 2020 yılında yapılan bir Eurojust araştırması, “organize suç gruplarının, sahte evlilikler düzenleyerek büyük kar elde ettiğini”, ancak “genellikle, belge sahteleme veya idari ihlaller gibi nispeten küçük suçlarla bağlantılı, izole eylemler olarak göründüklerini, bunun da düşük cezalarla sonuçlandığını” tespit etti.

DISY milletvekili ve Kıbrıs Cumhuriyeti Polisi İnsan Ticaretiyle Mücadele Dairesi eski başkanı Rita Superman, Kıbrıs’ta bu tür davaları yargılamanın zorluğundan bahsetti.

Superman, 2018 vakasının zorlu olduğunu söyledi.

Genel olarak insan kaçakçılığı vakaları hakkında yorum yapan Superman, “O zamanlar yasal hizmetlerle mücadele ediyorduk, çünkü birçoğu, çoğunlukla insan ticaretinin ne olduğunu bilmiyordu” dedi. “Belki hakimlerimiz asıl sorunun ne olduğunu göremiyorlar. Belki uzmanlık eksikiği vardır. Belki de, organize suçla uğraştıkları için hayatlarından endişe ediyorlardır.”

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki insan kaçakçılığına ilişkin son raporunda, “hükümetin asgari standartları karşılamasına rağmen, önceki yıla kıyasla daha az insan ticareti suçunu araştırıp kovuşturduğu” ve Kıbrıslı Rum yargıçların, “insan tacirlerinin çoğuna ertelenmiş cezalar verdiği” sonucuna varıldı. 

Gönderiyi Önizle
Barcelona, Lewandowski Transfer Dolandırıcılığında Neredeyse Kendi Kalesine Gol Attı
Sonraki Gönderi
CIReN ve OCCRP’nin Kuzey Kıbrıs Seyahati Haberinin Ardından İngiliz Parlamenter Özür Diledi