Kıbrıs’ta Limasol’un dağlık bölgelerini kasıp kavuran son orman yangınlarının ardından, Yunan Avrupa Parlamentosu Milletvekili Afroditi Latinopoulou bazı iddialarda bulundu. Latinopoulou, Yunanistan’ın Kıbrıs’a havadan yangın yardımı yapmadığını, yalnızca İsrail’in adaya hava desteği sağladığını söyledi.
CIReN iddiaların doğruluk kontrolünü yaptı ve kararını açıkladı.

İDDİA
Yunan Avrupa Parlamentosu Milletvekili Afroditi Latinopoulou, 26 Temmuz’da Facebook ve Instagram sosyal medya hesaplarında şu iddialarda bulundu: “Yunanistan, Temmuz ayında orman yangınlarının söndürülmesine yardım etmek için Arnavutluk’a iki Canadair CL-415 yangın söndürme uçağı (en gelişmiş model) gönderdi.”
“Bunun aksine, aynı ay içinde yıkıcı yangınlar yaşayan Kıbrıs’a tek bir Canadair CL-415 uçağı bile göndermedi.”
“Kıbrıs’a hava yardımı sağlayan tek ülke, bir C-130 uçağı ve 34 ton yangın geciktirici malzeme gönderen İsrail oldu.”
Kıbrıs Araştırmacı Gazetecilik Ağı (CIReN), Latinopoulou’nun ifadelerini inceledi ve yanlış ve yanıltıcı iddialar tespit etti.

Gerçekler
Limasol’da Temmuz ayında yaşanan yangınlar, Kıbrıs’ın yakın tarihindeki en yıkıcı yangınlar arasındaydı. 23 Temmuz’da Malia köyü yakınlarında aşırı sıcak ve kuvvetli rüzgarlar arasında çıkan yangın, yaklaşık iki gün sürdü ve 25 Temmuz’da kontrol altına alındı.
Yangın, Kıbrıs’ın toplam yüzölçümünün %1.3’üne denk gelen yaklaşık 120 kilometrekarelik bir alanı etkiledi.
Yangın nedeniyle iki can kaybı yaşandı, birçok köyde onlarca ev yok oldu ve tarım arazileri ve ekosistem ciddi zarar gördü.
İddia #1: Yunanistan, Temmuz ayında Arnavutluk’taki yangınları söndürmek için iki Canadair CL-415 yangın söndürme uçağı gönderdi.
AB Yardım ve Kriz Müdahale ekibinin resmi Instagram hesabına göre, Arnavutluk’a gönderilen iki Canadair yangın söndürme uçağı Avrupa Birliği Sivil Koruma Mekanizması’na (UCPM) bağlı filonun parçasıydı. Bu yardım, tamamıyla AB tarafından finanse ve koordine edilen RescEU girişimi aracılığıyla gerçekleştirildi. Yunanistan, yardıma, İtalya da dahil olmak üzere diğer Üye Devletlerle birlikte, ortak bir AB müdahalesinin bir parçası olarak katıldı. Operasyon, Yunanistan’ın ulusal bir girişimi değil, Arnavutluk’a orman yangınlarıyla mücadelede yardımcı olmak için AB liderliğinde organize edilen bir çabanın parçasıydı. İki Canadair uçağı, Kıbrıs’taki orman yangınlarından bir gün önce halihazırda Arnavutluk’a gönderilmiş ve operasyonel durumdaydı.
Karar: Yanıltıcı

İddia #2: [Bunun aksine, Yunanistan] Kıbrıs’a herhangi bir Canadair CL-415 yangın söndürme uçağı göndermedi.
Bu iddia teknik olarak doğru, çünkü Yunanistan Temmuz yangınları sırasında Kıbrıs’a herhangi bir yangın söndürme uçağı göndermedi. Ancak, Kıbrıs’a yardımcı olmak üzere Yunan Özel Ormancılık Harekât Birimi’nden (genellikle “orman komandoları” olarak bilinen) 26 seçkin itfaiyeci görevlendirildi. Bu görevlendirme, Avrupa Birliği Sivil Koruma Mekanizması (UCPM) çerçevesinde gerçekleştirildi. Dolayısıyla, Yunanistan’ın sahada sağladığı destek, Yunan hükümetinin inisiyatifi değil, AB tarafından koordine edilen bir girişimdi. Bu bilgi, Yunanistan Sivil Koruma Birimi tarafından doğrulandı ve Kıbrıs İtfaiye Teşkilatı sözcüsü Andreas Kettis tarafından CIReN’e yapılan açıklama ile teyit edildi.
Karar: Yanıltıcı

İddia #3: Kıbrıs’a hava desteği sağlayan tek devlet, 34 ton yangın geciktirici madde atan bir C-130 uçağı gönderen İsrail oldu.
Kıbrıs beş farklı ülkeden hava desteği aldı:
- Birleşik Krallık (İngiliz Egemen Üsleri aracılığıyla): iki Chinook helikopteri
- Ürdün: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin temel araçlarının bir parçası olarak emrinde olan iki Black Hawk helikopteri ve iki Air Tractor uçağı
- Mısır: iki Chinook helikopteri
- Lübnan: iki Bell helikopteri
- İsrail: 24 Temmuz Perşembe gecesi yangın geciktirici madde atarak İsrail’e dönen iki C-130 uçağı
Ürdün’ün resmi haber ajansı Petra Haber Ajansı, Kraliyet’in yardım yetkisi veren direktiflerine atıfta bulunarak Ürdün helikopterlerinin adaya konuşlandırıldığını bildirdi. Lübnan Ordusu’nun resmi internet sitesi, Lübnan’ın helikopter desteğiyle katılımını doğruladı. İngiliz Kuvvetleri Yayın Servisi’ne (BFBS) bağlı Forces News, Birleşik Krallık’ın Kıbrıs’taki İngiliz Egemen Üsleri’ndeki varlıkları aracılığıyla yaptığı müdahaleyi haberleştirdi. Lefkoşa’daki İngiliz Yüksek Komiserliği’nin X hesabı da Birleşik Krallık’ın yaptığı yardımı duyurdu. Ayrıca, Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Kerim Bedevi, Kıbrıs medyasına yaptığı açıklamalarda Mısır’ın hava yardımını doğruladı.
CIReN’in ulaştığı İtfaiye Sözcüsü Andreas Kettis resmi açıklamaları doğruladı.
RescEU kapsamındaki diğer uluslararası yardımın detayları şu şekilde: İspanya, İsveç ve Sırbistan, Kıbrıs’ın talebine olumlu yanıt vererek hava unsurları konuşlandırmayı teklif etti. Avrupa Sivil Koruma ve İnsani Yardım Operasyonları’nın internet sitesinde yer alan ve İspanya’dan iki Canadair uçağının gönderildiğini duyuran açıklamaya rağmen, Kettis’e göre “teklifler nihayetinde kabul edilmedi çünkü bu uçaklar hemen kullanılabilir durumda değildi.” Kettis, iki Canadair uçağının “ancak hafta sonu kullanılabilir hale gelmiş olacağını” açıkladı. O zamana kadar yangın kontrol altına alınmıştı.
Karar: Yanlış

Karar
Afroditi Latinopoulou’nun iddiaları, doğru, yanıltıcı ve yanlış bilgilerin bir karışımını içeriyor. Yunanistan’ın Kıbrıs’a yangın söndürme uçağı göndermediği doğru olsa da, Arnavutluk’a iki uçak gönderdiği iddiası yanıltıcıdır. Bu uçaklar, İtalya’nın da dahil olduğu koordineli bir AB müdahalesinin parçası olarak AB’nin RescEU programı kapsamında konuşlandırılmıştır.
Ayrıca, Latinopoulou, Kıbrıs’ın, Acil Durum Müdahale Koordinasyon Merkezi’ne yaptığı bir talep üzerine Yunanistan’ın, AB Sivil Koruma Mekanizması aracılığıyla adaya 26 seçkin itfaiyeci gönderdiği gerçeğini de gözardı ediyor.
En önemlisi, İsrail’in Kıbrıs’a hava desteği sağlayan tek ülke olduğu iddiası yanlıştır. İsrail dışında, Birleşik Krallık, Ürdün, Mısır ve Lübnan olmak üzere dört ülke yangın söndürme çalışmalarına hava unsurlarıyla katkıda bulundu.
Latinopoulou’nun açıklamaları, kritik gerçekleri göz ardı ettiği ve birden fazla ülkeyi kapsayan uluslararası müdahaleyi yansıtmadığı için yanıltıcıdır.
Bu proje, Avrupa Medya ve Bilgi Fonu (EMIF) tarafından desteklenmektedir. Avrupa Medya ve Bilgi Fonu tarafından desteklenen herhangi bir içeriğin tek sorumluluğu yazarlara aittir ve EMIF ve Fon Ortakları, Calouste Gulbenkian Vakfı ile Avrupa Üniversite Enstitüsü’nün pozisyonlarını yansıtmayabilir.
