Hukukun üstünlüğünü güçlendirmek, şeffaflığı artırmak ve yolsuzlukla mücadele etmek için atılan adımlara rağmen, Kıbrıs, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün Yolsuzluk Algısı Endeksi’nde düşüş trendinde olmaya devam ediyor.
Ülkenin puanı 2025’te bir puan daha azalarak 55’e geriledi. Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün açıklamasına göre, Kıbrıs, 2012’den bu yana endekste 11 puanlık önemli bir düşüş yaşayarak “AB’deki en düşük performans gösteren ülkelerden biri” oldu.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü, Kıbrıs’ın puanının, “ülkenin yolsuzlukla mücadeledeki eksiklikleri, ve iş dünyası ile hükümet arasında net bir ayrımı amaçlayan reformların yapılması ve uygulanmasındaki başarısızlığı” yansıttığını belirtti.
Dünya genelinde 182 ülke ve bölgede kamu sektöründeki yolsuzluk düzeylerini yıllık olarak ölçen Berlin merkezli örgüt, Kıbrıs’ta reform gerektiren en önemli alanın siyasi finansman alanındaki şeffaflık olduğunu vurguladı.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü, “Bu durum, Cumhurbaşkanlığı Daire Müdürü’nün istifasına yol açan nüfuz ticareti iddiaları ve kampanya finansmanı skandalının ardından özellikle belirgin hale geldi” dedi.
Geçtiğimiz ay, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde üst düzey yetkililerin, seçim harcama limitini aşmanın ve hayır kurumlarına bağışları siyasi nüfuz için kullanmanın yollarını tartıştığını gösteren bir video, devlet tarafından kurulan bir hayır kurumunu yöneten First Lady’nin ve cumhurbaşkanlığı dairesi müdürünün istifasına yol açmıştı.
Hükümet, videoyu yanıltıcı ve ülkenin itibarını zedelemeyi amaçlayan hibrit bir saldırının parçası olarak nitelendirirken, polis, sızdırılan videonun “suç teşkil eden eylemleri belgeleyip belgelemediğini veya ülkeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik koordineli bir girişim olup olmadığını” değerlendirmek üzere bir ceza soruşturması başlattığını duyurmuştu.
Devam Eden Soruşturmaya İlişkin Endişeler
Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün Avrupa Bölge Danışmanı Flora Cresswell, CIReN’e yaptığı açıklamada, video olayının “sadece tek bir vakaya değil, ülke genelindeki sistematik bir soruna” işaret ettiğini söyledi ve devam eden soruşturmanın kalitesine ilişkin endişelerini dile getirdi.
Cresswell, “siyasi olarak atanmış müfettişlerin dahil olmadığı” bağımsız bir soruşturmaya ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Cresswell’e göre, bu olay “hükümet tarafından çok daha geniş kapsamlı bir inceleme” gerektiriyor.
Cresswell, “Hükümet, nüfuz ticareti, kampanya finansmanı ihlalleri, pasaport erişimi, üçüncü tarafların kullanılması gibi asıl iddialardan ziyade, videonun gerçek olup olmadığına daha çok odaklanmış gibi görünüyor” diyerek, mevcut eksikliklere bakılması ve etkili reform ve yaptırımlarla bunların ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü, açıklamasında, “Bağışçıların kimlikleri tam olarak açıklanmadığı zaman, seçmenler, adayların ve seçilmişlerin nihayetinde kime karşı sorumluluk duyduğunu değerlendiremez” dedi ve “Kıbrıs gibi ülkeler, siyasi partilerin ve adayların gelir kaynaklarını yasal olarak açıklamak zorunda olmadığı durumlarda, özellikle savunmasız bir durumda kalıyor” diye ekledi.
Yolsuzlukla Mücadele İçin Bütünlüklü Strateji
2025 Yolsuzluk Algısı Endeksi’ne göre, son on yılda Kıbrıs’ta yolsuzluk algısı arttı. Uzmanlar ile iş dünyasından profesyoneller yolsuzluk seviyelerini yüksek olarak değerlendirmeye devam ediyor.
Kıbrıs, 27 üye devletten oluşan AB’de 18. sırada yer alarak “düşük performans gösteren ülkelerden biri” olarak tanımlanıyor. 55 puanla Kıbrıs, Yolsuzluk Algısı Endeksi’nde Avrupa ortalaması olan 64 puanın oldukça altında kalıyor.
Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı’nda en yüksek puanları alan ülkeler Danimarka (89), Finlandiya (88), Norveç (81), İsveç ve İsviçre (80), Lüksemburg ve Hollanda (78), Almanya (77) ve İrlanda (76) gibi geleneksel olarak iyi performans gösteren demokrasilerdir.
Cresswell, CIReN’e yaptığı açıklamada, “Kıbrıs’a tavsiyem, sadece yasa çıkarmakla kalmayıp, ülkedeki temel yolsuzluk risklerini ele almak için somut bir planı içeren, net, gerekli kaynaklara sahip ve denetlenebilir eylemlerden oluşan bütüncül bir strateji oluşturmasıdır” dedi.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü danışmanı, son on yılda, veri şeffaflığında ilerleme kaydetmiş olan, güçlü yolsuzlukla mücadele stratejileri ve bağımsız bir yolsuzlukla mücadele otoritesi sayesinde Yolsuzluk Algılama Endeksi’nde iyileşme gösteren bazı Baltık ülkelerine değindi. 2004 yılında Kıbrıs ile aynı yıl AB’ye katılan Estonya (76), Litvanya (65) ve Letonya (60) endekste önemli ölçüde daha iyi performans gösteriyor.
2004 yılında Kıbrıs ile aynı yıl AB’ye katılan Estonya (76), Litvanya (65) ve Letonya (60) endekste önemli ölçüde daha iyi performans gösteriyor.
Cresswell özellikle Kıbrıs yetkililerinin siyasi parti bağışları ve finansmanı konusunda tam şeffaflığa sahip olması gerektiğini belirtti ve “Kıbrıs, bu ülkelerin ve kaydettikleri gelişmenin neredeyse 10 yıl gerisinde” dedi.
Siyasi Bağışlar
Uluslararası Şeffaflık Örgütü’ne göre, özellikle Mayıs ayında Kıbrıs’ta yapılacak seçimler göz önüne alındığında, siyasi parti bağışlarının denetlenme biçiminin değiştirilmesi çok önemli.
Örgüt, açıklamasında, “Kamu sektöründeki haksız etkiyi tespit edebilmek için, ulusal makamlar, kamu görevlileri üzerindeki etki ve kaynaklara tam olarak hakim olmalıdır. Yasalar, siyasi partilerin, adayların ve kampanyaların gelir kaynaklarını yasal olarak açıklamalarını ve özel banka hesapları aracılığıyla elde edilen gelir ve giderlerin kamuoyu denetimine açık olmasını, böylece etkili mali izlemenin yapılmasını sağlamalıdır” dedi.
Önümüzdeki Zorluklar
Uluslararası Şeffaflık Örgütü, Kıbrıs için önümüzdeki zorlukları şu şekilde tanımlıyor: “Yeni kurulan Yolsuzlukla Mücadele Kurumu’nun operasyonel ve işlevsel bağımsızlığının sağlanması, lobicilik kayıtlarının tamamen kamuya açık hale getirilmesi ve yolsuzluk davalarının soruşturulması ve kovuşturulmasındaki zayıflıkların giderilmesi.”
Cresswell, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki denge ve denetim mekanizmalarının eksikliğini, yolsuzlukla mücadele çerçevesindeki büyük bir açığın “en çarpıcı örneklerinden biri” olarak nitelendirdi.
Cresswell ayrıca, “Hükümeti ilgilendiren soruşturmaları yürütenlerin siyasi olarak atanmış kişiler olması, soruşturmanın güvenilirliğini tamamen baltalıyor,” dedi. Avrupa Komisyonu ve Avrupa Konseyi’nin GRECO aracılığıyla birçok kez dile getirdiği önemli endişeler arasında kovuşturmaların kalitesi ve denetiminin de yer aldığını sözlerine ekledi.
Küresel Durum
Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün Yolsuzluk Algısı Endeksi, 182 ülke ve bölgeyi kamu sektöründeki yolsuzluk algısı düzeylerine göre sıfırdan (çok yolsuz) 100’e (çok temiz) kadar olan bir ölçekte sıralıyor. 2025 yılında küresel ortalama puan 100 üzerinden 42 oldu. On yıldan fazla bir süredir görülen en düşük seviye olan bu puan, izlenmesi gereken endişe verici bir düşüş eğilimine işaret ediyor. Kıbrıs’ın sıralaması, yolsuzluğu kontrol altında tutamayan ülkelerin büyük çoğunluğunun hemen üzerinde. 180 ülkeden 122’sinin puanı ise 50’nin altında.
AB Dönüm Noktası
Aralık 2025’te Avrupa Parlamentosu ve Konseyi, yolsuzlukla mücadele konusunda yeni ve kapsamlı bir AB Direktifi üzerinde geçici bir anlaşmaya vardı. Bu direktif, yolsuzlukla mücadele yasalarını uyumlu hale getirmeyi, asgari cezaları belirlemeyi ve üye devletler genelinde kurumsal sorumluluğu güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu direktif, eski ve artık işe yaramayan çerçeveyi değiştirmeyi, rüşvet, zimmete geçirme ve yasadışı zenginleşme de dahil olmak üzere suç tanımlarını standartlaştırmayı ve ifşacıların korumasını artırmayı hedefliyor.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü, AB direktifini, tüm AB üye devletlerinin önümüzdeki üç yıl içinde sivil toplumla istişare halinde yolsuzlukla mücadele stratejileri geliştirmesi için “bir tavan değil bir sıçrama tahtası” olarak değerlendiriyor.