Yaptırıma tabi Rus milyarder Roman Abramovich’in bir zamanlar, intifa hakkı sahibi olduğu bir süper yat işletme şirketi, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki bir mahkemede cezai vergi suçlamalarıyla karşı karşıya. Şirketin üç eski yöneticisi de vergi suçlarıyla itham ediliyor.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nde kayıtlı “BOYM – Blue Ocean Management Limited” şirketi, 26 milyon euroyu aşan vergi ve tahakkuk eden faizi ödememekle suçlanıyor. Blue Ocean’ın yönetilmesine yardımcı olan bir başka şirket de suçlamalarla karşı karşıya. Her iki şirket de, Limasol Kaza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına avukat göndermedi.
İki eski yönetici, Maria Damianou ve Ioanna Ilia’yı temsil eden avukat, mahkemede suçlamaların içeriği hakkında yorum yapmadı, ancak incelemek üzere delilleri talep etti. Üçüncü bir eski Blue Ocean yöneticisinin ise, nerede olduğu bilinmediği için kendisine iddianame tebliğ edilmedi.
Blue Ocean, 2000’li yıllarda kurulmuş ve en parlak döneminde, Abramovich’in kullandığı 1,2 milyar dolarlık bir süperyat filosunu yönetmişti. Abramovich, Rusya’nın Ukrayna’yı tam kapsamlı işgalinin ardından 2022’de Avrupa Birliği tarafından yaptırıma tabi tutulmuştu.
2013 yılında, Kıbrıs Cumhuriyeti vergi yetkilileri, Blue Ocean’a ödenmemiş KDV için 14 milyon euroluk bir fatura kesti. Faiz ve ek vergiler nedeniyle, söz konusu borca 12 milyon euro daha eklendi. Şirket kendisine kesilen faturaya on yıldan fazla itiraz etti. Ancak geçen yıl Kıbrıs Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi şirketin nihai itirazını reddetti.
Şirket birkaç ay sonra feshedildi, ancak Kıbrıs Cumhuriyeti vergi müdürünün başvurusu üzerine bu yılın Haziran ayında, mahkeme kararıyla yeniden faaliyete geçirildi.
Söz konusu başvuru, CIReN, OCCRP, The Bureau of Investigative Journalism ve BBC‘nin bu yılın başlarında, Blue Ocean’ın 2005 ile 2010 yılları arasında vergi kaçırmak amacıyla sahte bir süper yat kiralama şirketi kurduğunu, sızdırılmış belge ve yazışmalarla ifşa etmesinin ardından geldi.
Abramovich için şirketlerin idaresine yardımcı olan Kıbrıs Cumhuriyeti merkezli bir firma olan Meritservus Secretaries Limited de suçlamalarla karşı karşıya. Meritservus Secretaries Limited’in direktörü, kendisine telefonla ulaşıldığında yorum yapmayı reddetti. Blue Ocean da posta yoluyla gönderilen sorulara yanıt vermedi.
Eski Blue Ocean direktörlerinden Maria Damianou, CIReN’e “Meritservus’un sadece bir çalışanı” olduğunu söyledi. Damianou, “her zaman Meritservus’un talimatları doğrultusunda hareket ettiğini” ve vergi borcu hakkında hiçbir bilgisi olmadığını sözlerine ekledi.
Damianou, “Bana yöneltilen suçlamaların haksız ve asılsız olduğunu düşünüyorum” dedi.
Muhabirler, eski direktörlerden Ilia’ya ulaşamadı. Suçlamalarla karşı karşıya olan bir diğer eski Blue Ocean direktörü, İngiliz vatandaşı Neil Wade’den de yorum alınamadı. Kıbrıs Cumhuriyeti makamları da yerini tespit edemediğinden kendisine iddianame tebliğ edilmedi.
Hakim, üç sanık hakkındaki iddianamenin tebliği ve diğer ikisine delillerin ulaştırılması için yargılamaya 14 Ocak’ta devam etme kararı aldı.
2000’li yıllarda, Abramovich’in kullandığı süper yatlar, yılın bir bölümünü yakıt, personel, liman ücretleri ve diğer masraflar üzerinden KDV uygulanan AB’de geçiriyordu. Bu masraflar, ticari amaçlı kullanılan gemiler için AB vergisinden muaftı.
OCCRP’nin yayınladığı araştırmaya göre, bu muafiyetten yararlanmak için, Abramovich için çalışan kişiler süper yatları bir veya iki haftalığına bağımsız müşterilere kiralanmış gibi gösterildiği karmaşık bir düzen kurdular.
Aslında, gemileri kiralayan müşteriler, Abramovich’in offshore vakfına ait şirketlerdi.
Abramovich’in avukatları yorum talebine yanıt vermedi. Avukatlar daha önce “[Abramovich’in] yasal olarak ödenmesi gereken vergilerin ödenmesinden kaçınmak, veya herhangi başka bir amaç için, herhangi bir hükümet yetkilisini aldatma iddialarından kişisel olarak bilgi sahibi, sorumlu ve/veya mükellef olduğu iddialarını” reddettiklerini söylemişti. Abramovich, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki davada suçlanmıyor.
Kıbrıs Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı’nın bu yılın Ağustos ayında bir meclis komitesine gönderdiği mektuba göre, Kıbrıslı yetkililer, lüks yat sektöründe vergi kaçakçılığı ve vergiden kaçınma ile mücadeleyi amaçlayan ve 2008 yılında Fransa ve Hollanda tarafından başlatılan çok taraflı bir AB vergi denetimine katılmalarının ardından Blue Ocean’ı soruşturmaya başladı.
CIReN tarafından elde edilen mektup, denetim sırasında Blue Ocean’ı inceleyen Kıbrıs Cumhuriyeti vergi yetkililerinin, Abramovich’in müşteri ilişkisi kapsamında şirketten yat kiraladığı sonucuna nasıl vardığını gösteriyordu.
Ancak muhabirlerin yaptığı araştırma, Blue Ocean’ın, nihayetinde Abramoviç’e fayda sağlayan bir vakfa ait olduğunu ortaya koymuştu.